15 Temmuz 2009

Ay lav kidz


Çocukları sevmek ne güzelmiş be ya..Kapitalizmin esir aldığı na bööyle eşşek kadar bi otelde çalışıyorum ben bu aralar sevgili okuyucu, ama bütün bunlardan bihaber ufak bebeklerleyim -her ne kadar bir çok yaşıtlarından daha şanslı doğmuş olsalar da-. Gelip ahanda bunu çiz yüzüme diye dizine oturuyolar; rengarenk yüzlerini aynada görünce mutlu oluyolar haraşo, vi, gud, nays, güzel, prima, über super gibi tepkiler veriyolar, sarılıyolar koşuyolar iki dakikada onyedi arkadaş buluyorlar falan fıstık.. Bir de Antalya'da olduğuna göre %80 rusların kaldığı bir yer burası, Almanlar, Fransızlar, İngilizler vs. bissürü millet hangi biriyle nasıl anlaşayım dersin ama o bebeler varya senden önce gelip arkadaş oluyolar, elinden tutup böyle.. Abuuuu guzularıma.. Çocukları seviyorum ben ya..Cici bebeler:)

foto:devianart

12 Temmuz 2009

öss öss güzel öss sana girmek ister her bahtı kara-yanlış anlayın-

hiş bak bi öss'de türkiye 354.sü oldum tercih yapmıyorum. bye

Samuel et Elyssa 's baby-sitter

Bebe bakıcısı oldum. On gün Fransız bi ailenin bebeklerine ve de üç yaşındaki çocuklarına bakıcam günde dört saat. Bebelerin adı Samuel ve Elyssa çok datlılar. Samuel'in milletin baş parmağıyla oynama alışkanlığı var. Gidiyosun yanına, kucağına tırmanıyo alıyo parmağı oynuyo :) Delü.. Elyssa yavrum yiyo sıçıyo yatıyo zaten. Anneyle baba da çok tatlı. Sevdim aileyi. Oteldeki villalarında bakıyorum klimalı püfür püfür; açıyorum tv'yi de minibardan kap bi gazoz ohh! Sevdim ben bu işi:) Arada da otelin denizine falan giriyorum yemekler de otelde kebap hehe bi de üstüne para veriyolar:)

10 Temmuz 2009

Parmak- Çekmece- Kan kaybı




Bir parmak durduk yerde çekmeceye sıkışmaz; evet sıkışmaz. Bunun için parmak sahibinin sakar bir yanı olmalı;evet olmalı. İşte o benim; hıhı o sakar yanı olan saftirik. Nasıl oldu anlayamadığım bi anda parmağım çekmeceye sıkıştı okuyucu. Hem de eti na böööyle kalktı; inan o heyvancağızlara çok üzüldüm dedim ki benim bi parmağımın yanı kalkınca böyle acı çekiyorsam-ki gözümden yaş geldi inan ki- o cağnım şeyler kesilirken nasıl hissediyordur..

Her neyse bepanthene sürdüm parmağıma kanla karışık garip bi şey oldu böyle nasıl kötü; görsen için acır, tüylerin tiken tiken olur. Bir de ben bu yazıyı işaret parmaklarımdan biri bu durumdayken yazıyorum ya, çok fenaymış, durduramadığım sürekli ben de yazcam kiiii diyen bi parmakla yani. Klavyeye değse her yer kanla karışık krem olucak bi de acısı..Çok kötüyüm okuyucu..Klavyeye kanlar damlıyo.. Bak k' de kan oldu.Tanrım tüm klavyeyi kanlar kaplıyor yavaş yavaş! Hayır olamaz kandan harfleri çok zor görüyorum gitikçe kanla kaplanıyor her yer, yere damlamaya başladı..Sanırım çok kan kaybediyorum, ahh devam edemicem ölüyoruum olamazzzzzzzzzzzzz...... desem de inanma ki:) çok acımıyo be ya şaka yaptım ama ilk anda çok acıdıydı essahtan..

foto:deviantart

08 Temmuz 2009

BOK


Yazacak şey bulamadım. Bugün denizde bok gördüm afedersin, bu sene ilk gittim çok heves ettim ya biri içine sıçtı. Tüm şevkim kaçtı denizden çıktım, ağlamaklı oldum ulan ulan dedim salon kadını edamı bırakıp bu sıçanı bi bulayım dedim.. Ama boküçüktü okuyucu çocuk bokuydu tevekkeli. İşin içine çocuk girince insan bilemiyo tabi ne yapsın. Bok boyutundan insan teşhisi yaptım çocuk dedim, ufak dedim. Belki de az yemiş bir erişkindi. Bilemiyorum. Çıkınca tıpa takılsın denize girmeden dedim ama olamazdı ya. Elinde tıpası denize gireni kontrol edemezdi ya biri. İşte o yüzden saçmaladığımı farkettim. Ağlamaklı hamağa uzandım sevgilimin yanına. Boklu sudan çıkmış halimle kabul etti beni. Seviyo lan dedim içimden..
Çok terbiyesiz oldum farkındayım. Hiç yakışmadı bana ama sinirliyim be okuyucu, çok sinirliyim.. Böyle mi olacaktı böyle mi olacaktı Tanrım günahımız neydiiii günlerine döndüm, çocukluk yıllarımda tüm psikolojimi altüst eden bu dizi ve şarkıyı hatırladım sonra oturdum ve dedim ki oha oğğhaa hatta, bunca satırı bir bok için mi yazdım.. Evet..

foto:deviantart



----------------
Now playing: Red Hot Chili Peppers - Shit
via FoxyTunes

04 Temmuz 2009

Mesincır iletilerinin bünyede yarattığı sinir kat sayısı


messenger'a girip meşgulken 'uyudu rahatsiz etme' yazmak nedir yaa?madem uyuyacaksın neden messenger'ın açık ya da kıs pc'nin sesini ben yazar yazar giderim nasılsa.. Ya şuna ne demeli 'aşkı mumnuğ izliyo acilse çaldır' , deli min, saf mın benim acil işim olsa niye messenger'da vakit kaybediyim, ya da çaldıracak kontörüm varsa zaten çaldırırım sen ararsın; hadi diyelim işim acil ama msn'e girdim belki kontörüm yok? nolucak o zaman? Bu, bu peki bu? 'yokum' demek yoksun vaaaaayyyy felsefeye baaaaakk! demek isterdim ama malumunuz kişi aslında pc başına değil.. Madem değilsin dışarda yap be kardeşim? neden meşgul? Ben kişisi meşgulsem hakketen meşgulumdur ya da dışarıdayımdır ve de karşımdakiler için de aynını yapmasını beklerim meşgul moddaki kişiye 'hi bebek watz ap' demem. Pc başında değilim iletisini de bunlar gibi kınıyorum. Dışarda modundakilerin slm nbr yazmalarını da, nası dışardasın, madem listendekilerle konuşmak istemiyosun ekleme bebeğim bu kadar basit. Alllaallllaaaaa...

foto:deviantart

01 Temmuz 2009

rock therapy-alakasız başlık





Ayşe Kulin'in kitaplarını dinlenmek için okumayı seviyorum. Kendisi gayet rahat okunabilir ve de biyografik tarzda yazdığı için uyumadan önce okumak için ideal bir şahıs. Veda 'dan sonra Umut'a hemen geçememiştim , bi arkadaşımdan aldım ve evde tadilat varken, duvarlar kırılırken bile okuyabildim.İşte rahat okunur benim için bu demek; o kadar seste bile tekrar dönüp okuduğunu okuma ihtiyacı hissettirmeyen ve anlaşılan.


Elimden gelse sakızı yeryüzünden silerdim. Kalkardı kalmazdı; insanlar cakkıdı cakkıdı kulağımın dibinde şişirip patlatmazdı ben de rahat ederdim heralde.

Antalya'yı unutmaya başlamışım. Yollardan mıdır nedir..

Deniz denen şeyi sadece görebildim; buraya geleli bibuçuk hafta olmasına rağmen daha tek bir hücrem bile o tuzlu suyun serinliğini çıkaramadı. Ha neden işte evde inşaat elimde temizlik bezi olduğundan.

Dışarı çıkmadan önce sadece saçıma şekil verdiğimde bile çok fena değişiyorum; güzel bi kız oluveriyorum saçım şekle girmediyse gün boyu kendimi kötü hissederim.

Saçlar ne kadar başına buyruksa saç sahibi o kadar çok kendi kendine konuşuyo gibi gözükür-oysa saçlarıyla muhabbeti vardır. evet bu böyledir..

İnsanın en sevdiği sevgilisiyse, en sevdiği sevilen sevgilisiyle olmak en sevdiği sevgili vakitler oluverir.

van tu tri for un do tre kuvatro ay nov yu vant mi yu nov ay vant yu sözleriyle insanlar bu kadar coşabilirdi.

'O değil de' diye ne çok kullandığımı farkettim.

O değil de şimdi o şarkıdan sonra 'no doubt- don't speak' çıkar mı, çıktı valla..

Bu arada doubt dabt diye değil daut diye sesletilir ki o da kısa u iledir-inatla sıkılmadan.

küçücük fiçıcık iç dolu turşucuk nedir bu?

3

2

1

----


foto:deviantart
----------------
Now playing: The Beatles - Blackbird
via FoxyTunes
Reblog this post [with Zemanta]