
AH sevgili okurlarım uzun bir aradan sonra tekrar sizlerleyim. Hayatımın aslında sizi hiç de ilgilendirmediğini bilmeme rağmen bencillik yapıp anlatıciğim.. Öncelikle Ankara'ya geçiş yaptığım için tahsilimle ilgili konularla uğraştım. Muafiyet ekle-sil bla bla. Fekat benim için asıl bomba şu ki; eve çıktım wohhoowww!! İş bu sebeplerden ötürü internet bile bulamadım doğru düzgün ki yazayım.. Herneyse şimdi evimde artık internetim ve sıcak bir odam var hehe:) İşte sevgili okurlarım hayat ne kadar da garip diğ mi.. Üst üste yenilikler ve de güzel şeyler olabiliyor. Bundan sonrası içinse i just need hope..
Sizlerden ayrıyken hüzünlü şarkılar dinleyip ayna karşısında klipler çektim ama alttan fön falan tutmadım o kadar abartmadım.
Radiohead dinledim bol bol.
289465 ego tükettim.
Akbilim bozulmuş sinirlendim.
İstanbul'da keyifler yaptım gezdim.
Ankara'da üşüdüm. Burdur'da üşüdüm buydum diye söylenir bakın bu da size genel kültür olsun hadi kıyak hadi benden hadi iyisin hadin bakam.
Burdur dedim de aklıma geldi Burdur küçük fekat sevimlidir gölü kurumak üzeredir ve Akdeniz bölgesindedir. -Haha evet coğrefya bebeyim noldu süperim diğ mi-
Sizden ayrıyken mercimek çorbası yapmayı öğrendim.
45 dakikada 6 meze yaptım.
Saçlarımın kırıklarını aldırdım.
Kırıklarını aldırdım kalbimin 1,5tl'ye. Yok yok o değildi saçımı 1,5tl'ye kestirdim.
SAçmalama rekorlarını altüst ettiğim şu dakikalarda blogumu özlediğimi farkettim.
Şimdi gidip ısınmam lazım çay demleyip keyif yapabiliteeee!
The ugly truth deyu bir film var yer yer komik ve klasik bir duygusal komedik. Evet komedik.komedicik.
Bundan böyle yazıyore sizlere ulaşıyore okurlarım!!
Bay bay kovalasın sizi kovboylar.
I'm a poor lonesome cowboy!!!
foto:deviantart