15 Mayıs 2010

KAFA YAZISI



Benim şundan beklentim bunla doğru orantılıdır diyen insanları anlamıyorum.Her zaman her koşul aynı sonucu doğurmayabiliyor. Nasıl bundan emin olabilirsin ki! Mutlu olmam için böyle bi adam yeter dersin ama olmaz.Ya da para ya da bla bla..

Eğer ikinci kez hayata gelsem nasıl biri olurdum/olmak isterdim diye düşünüyorum zaman zaman. O kadar farklı şekle bürünüyorum ki düşüncelerimde ben benlikten çıkıyorum.

İnsanın doğum günü etrafında sevdiği insanlar varken daha bi tatlı oluyor. Sevildiğini hissetmek de çok güzel. Zaman zaman kendini sevdiğini de hissettirmen lazım. Kendime çiçek alma alışkanlığımı görenler şaşırmakta ama hep de başkasından beklenmez ki mutluluk..

Finallerim yaklaşmakta. Bi sürü çeviri yapmam lazım ve de final ödevim: bir kitap yazınız. Nasıl? Evet kitap hıhı..

Son zamanlarda gittiğim ve de en keyif aldığım konser Candan Erçetin' in konseri oldu. Bahar şenliğine yakıştı bence. Peki Serdar Ortaç'ın gelmesine ne demeli??

Canım şuanda kandil simidi çekiyor fakat evde susam yok. Susam bence çok güzel bir isim. Susam demek de çok güzel. Ama keşke varlığıyla beni şuanda şenlendirseydi.

Ev değiştirme telaşı içerisindeyiz. bir öğrenci için ev değiştirmek bence ekonomik kriz demek. Emlakçısı, nakliyesi kılı yünü 2000 tl' ye patlıyor en az. Fakat yeni evimiz de çok güzel haziran başında göçüyoruz.

Emlakçılık bir meslek değil bence. Akıllıca planlanmış sinsi denebilecek bir iş. Sahibinden ev bulmak çok zor artık. Bir de emlakçılar için bir yasa çıkmış. Önceden emlakçıyı aradan çıkarıyorlardı bir şekilde ev sahibiyle tanışıp anlaşıp ama şimdi ev sahibi para cezası ödemek zorundaymış böyle bir durumda.

Sahibinden.com da da sahipten çok emlak var.

Ölümüm bence kaza sonucu falan olmamalı. Arkamdan son şakasını yaptı denmemeli.. Bir yıldız kaydı falan da denmesin. Son yolculuğuma uğurlandığım da söylenmesin.
Fakat bi dakika bunlar ünlüler için söyleniyordu o zamaaaaaaaaaaaaan hmmmmmmmm ıııııı ööööö helal olsun oh oh desinler bence. Ama arkamdan konuşmasınlar. Bi de ölünce eşyaların senle ölmüyor. Onlar kalıyo bi yerde birinde ya da bağışlanıyo. Sen yaşarken insanların beğendiği hatta belki kıskandığı eşyalar sen ölünce birden korkunç oluveriyor. Ee noldu ki. Bu biyolojik bir süreç dostum o tişört yemez seni.

Havanın kapalı olması canımı fena halde sıkardı ama şimdi seviniyorum. Ders çalışmak için güzel bir gün.

Procrastination hastalığım gün geçtikçe artmakta. Hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şuanda bile çeviri yapmam gerek diyorum, oh hava da buna uygun diyorum ama bunu bloga yazmak istiyorum. Sonra bi şeyler yiyim, sonra etrafı toplıyım diye gidecek. Gece yarısı başlayıp uykusuzlukla son bulacak ve ben neden kendimi bile bile kendimi değiştiremiyorum biri bana bunu açıklayabilir mi?

Telefonun notepad i var ama ben hiç oraya not yazdığımı hatırlamıyorum. Genelde şarkı sözü yazıyorum. Şuanda ne var hemen bakayım
"It's a new day, It's a new life for me, and I'm feeling good"
Hmm peki..
Bence ben bunu yazının başına eklerim ki. Oley!

7 yorum:

The Oz dedi ki...

susam kelimesiyle alakadar olarak kelimem: SUSAMuru.

bossa nova dedi ki...

SUSamurları da iyidir bence:)

Turist dedi ki...

do do re do fa mi, do do re do sol fa, do do ince do la fa fa mi re, sib sib la fa sol faaaaaaaaaa......

iyi ki varsın,senin için şu an bir pasta yiyeceğim..

ha bir de; SUsam eksik kalmış.. :P

Turist dedi ki...

doğum günün müydü bilmiyorum ama öyle kutladım ben peşin :P

bossa nova dedi ki...

Turiz kızım teşekkürler ederim evet bebeyim doğum günümdü dün:)
Hemen de çaldım ben senin yerine yazıda kalmadı notaların:D
Dom günü pastam da çok şahaneydi öhöm öhöm:)
öpüyorum kremalım pastam:)

sükunet mecmuası dedi ki...

hadi biraz susam.

bossa nova dedi ki...

hadi susam:)