28 Aralık 2009

Otobüsteki anırgan



Çok gülen insanlardan hoşlanmadığımı birkaç kez yazmıştım daha önce.
Bugün ototbüste bir kızla oğlan yan yana oturmuşlar muhabbet falan edyorlar olandan bitenden. Kız her kelimede gülüyor allam çıldırıcam ama o derecede sinir oldum.
Zaten otobüste geyik esnasında sesini ayarlayamayan, kötü kokan ve sakız çiğneyen insandan nefret ederim çok yorgun bile olsan koltuktan kalkarım o derecede sinirlenebilirim yani..
Her neyse Allahım diyorum gülen kız için niye bu kadar güler bir insan durduk yerde çocuktan hoşlanıyo mudur nedir bilmem ama umrumda da değil hani. Çocuk da öle sessiz sessiz yavrum oturuyor. Kıza döndüm baktım şöyle bir sinirle sesini ayarla bacım modunda yok cık anlamıyor!
İnene kadar otobüsten sesi kulağımda çınladı.
Gerçekten merak ediyroum böyle çok gülen kızlar hakikaten erkekler arasında prim yapıyor mu deyu.
Geçen konuşurken leve muhabbeti geçti.
Tayt giyen kız 345level
Taytla çizme giyen kız 345676543level
SArı saçlı kız 123454321level gibi saçma değerlendirmelere girdik.
Sonra güldük geçti. Sadece güldük. Öyle deli gib deli gibi değil hayvanımsı.
Yemek yapıyorum.
Afiyet olsun gnocchi!!

fötö:deviantart

15 Aralık 2009

Kadınla Özdeşleşmişse Bir Bildikleri Olabilir


Renk renk yastıkları seviyorum

Yılbaşı için üretilmiş aptal hediyelikleri çok eğlenceli buluyorum.

Mudo concept , Tepe Home gibi yerleri dolaşırken kendimden geçiyorum.

Çeşit çeşit tabaklar, orjinal mutfak eşyaları görünce bayılabilitem var.

Orjinal ev eşyalarına hayranlık duyuyorum.

En kısa zamanda köşe takımım olsun istiyorum.

Evet ben kadın soyundanım..

Ohh ya ne güzel işte..

N'olmuş, bi şey mi var??

foto: vakti zamanında görüp direkt pc ye depolamıştım hayran hayran şimdi de kaynağı hatırlayamadım:S

12 Aralık 2009

Sitting, Waiting, Wishing


Sevgilisi olan erkeğe askıntı olan ve bundan yüzü kızarmayan kıza- aynı şekilde erkek versyonuna ne denir ki.. Kız orospusu- Erkek orospusu işte ben bunlardan nefret ediyorum.

Hangimizin Eskişehirde okuyan arkadaşı yok ki.. Ne zaman Eskişehir'e gidicem desem benim de arkadaşlarım var hep çağırıyorlar diyen biri çıkıyor. Sonra beraber gidelim bi dahaki sefere mutlaka ara diyorlar, arıyorum sonra diyorum ki hani büle büüle demiştin noldu gidiyo muyuz?? Cevap: ay canım ben gelmiyim ya şimdi bilem ne bilmem ne bla bla bla... Zaten gelsen şaşardım. Ben olsam ne zaman gidiyoz diye sorarım. I like being spontaneous..-bunu nuden İngilizce yazdığımı da bilmiyorum.-

Bulaşık yıkamak için bilgisayarı mutfağa taşıdığımda yazıyorum bunları.

Akşamdan kalma olmak benim için sabah erkenden uyanmak ve deli gibi yemek yemekle eşdeğermiş meğersem..

Sana çok değerli gelen bir şey karşındakine aynı şeyi ifade etmiyorsa gözünde değeri düşüyor bazen o insanın. -Büyük laf-

Kombi var ya bir de combien var fransızcada. Aklıma her seferinde kombiyi getiren..

si tu savais combien je t'aime derim.

Dün gece,şöyleydi, böyleydi diye şarkılar var hep. Geçmişe dair. Neden bugün dışarı çıkıcam, pazara gidicem, sebze alıcam diye gelecek zamanlılar çooook daha az??

Zaman zaman içimdeki sert müzik, zaman zaman hafif, yumuşak müzik uyanıyor. işte o ana göre anlıyorum ki ruhum duygu çokluklarına gebe..-içsel laf-

Damacanayla su alıyoruz. tepesine başlık takıyoruz. Sonra tepeden ver havayı çek suyu.. Foşş aşağı. benim gibi aceleciler için halınınn sulanmasıyla son bulan aksyon filmi.. Oysa ne kadar basitti diğ mi..

Çuvalla patates aldık lan :S

Jack Johnson-Bubble toes çalıyor anlıyorum ki ruhum sakinleşmek istiyoruuuuu..

sarı sandalye, yeşil sandalye, pembe sandayle duruyor acaba üstünde oturduğum ne renk. Ne kadar dikkatsizmişim..Mor olsa gerek..

bit bit bit..

foto:deviantart-tranquilboy





03 Aralık 2009

Uykucuyum ben uykucuyum ben tra la la laaa




Artık ne zaman bir taşıta binsem uykum geliyor. Uyuyorum oracıkta.
Sonra bakınıyorum durağı kaçırmamayı umarak..
Ama her seferinde korkuyorum; acebe diyorum geçmiş olabilir miyiz??
Ahh ahh.. Eskiden böyle miydim ben.. Yaşlandım artık a dostlarr..

fötö:deviantart öncü gültekin'in miş foto. ben çok beğendim:)

26 Kasım 2009

brownie tarifi vericem ama gerçeğinden ıslak kek falan değil


Sevgili okurlarım,

Bana çok fena hamaratlık geldi deli gibi yemek ve de pasta börek yapıyorum. Üşenmedim evelsi gün brovni yapayım dedim. Fakat Türk sitelerde hep brovni diye ıslak kek- arap keki gibi tarifler vermişler ben de dedim ki gavur bizim arap kekini ne bilsin töbe estafirillah ben en iyisi gavurca arayım bunu da gerçek gavur brovnisi yapayım.


Sonra bir sitede tam da istediğim fotografı gördüm ve oradan aldığım tarifle yaptım brownimi.

-Sanırım bir 5 yıl sonra yemek blogu yazarı oluciim ühüü ya da oleey-

Sizlerle paylaşayım;


10tatlı kaşığı kakao

1paket margarinin dörtte biri=1/4 matematik okumalıymışım dostum

1su bardağından biraz az şeker-kime göre deme biraz az işte-

1,5paket vanilya

bi çimdik tuz

bi su bardağının üçte biri kadar un

2yımırta

3 avuç felan ceviz, fındık artık neli istersen



Şimdik evelde yağı eriteceksin taam mı, sora kakaoyla güzelce karıştırcaksın. Daha sora geriye kalan malzemeleri koyup karıştırıcaksın ceviz hariç güzelce baya karştır yavştan hızlıya mikserlen sonra cevizini koy yaalı kahat falan varsa tepsiye yerleştir üstüne dök. Önceden ısıtılmış 170 derece celcius da pişir 35dakka falan. Kürdan batır bişey yapışmıyosa olmuştur.


Ben ekstra yarım paketten az kabatma tozu koydum bu arada.


Vella süper oldu gerçek brovniydi. üstüne dondurma felan koyduk böle mmmhh... fotosunu koyardım da hepsini 1 günde tükettik. höhöhöhöh ailecek 3345456kiloyuz..fekat çalma çırpma bi fötö koyuciim.sizde böyle çikola sos dökebilirsiniz belki ecik ağır olabite.
Efiyet olsun ednan bey!


fötö:deviantart

24 Kasım 2009

Tired of being bizzy

Böyle çok artistik bir giriş oldu çok meşgulum çok yoğunum kahretsin gibi fekat cidden öyle bu aralar. Son iki hafadır sürekli koşturuyorum. Ankara'ya gttim gideli kuru bir koşturmaca, her gün yorgunluk sonra dönüp bakıyorum ne yaptm bugün diye hiçbir şey.. Allaallaa e niye yoruldum ki? hiç işte.

Günlerim

Sabah 7de kalk, hazırlan

8de servise bin

9dersine yetiş

ara- ders ara-ders

17:00 ego sırası

18:00 anca egoya bindin

18:50 aktarma kaçtı demirtepe- kızılay

19:15 otobüse bin

19:35 evdesin

21:00 yemek ye

01:00 yat

bu ne yeaaaaaaaaaaaa!!

kendime sadece 4 saatim kalmış onda da dinleniyim mi ders mi çalışıyım. Tepelerden tepelere derdim başımdan aşkın oh no shit on the table!!

Bir de keman derslerim ve de sanatsal kurslarım var wohhooow çoh yoğunum. sliplıs naytz and the pidcamaz in the kabırd. the'lar niye aynı kaldı bilmiyorum.

Antalya'ya geldim çok mes'udum. Hava da 4567derece kapı pencere açık yeminnen. Oh ya bızlarım çözüldü. Bİr gezesim var ki sormayın. Benim böyle memleketim ah vatanım anam babam modum yoktu fekat niçün son zamanlarda böyle bir şey oluşmaya başladı anlamadım.

Pazartesiye dek mutlu ve de dinlenceli vakit geçireceğime

Asla erken kalkmayacağıma

Gönlümce dvd şölenleri yapacağıma

Bilog okacağıma

Onlara youm bırakacağıma

Söz veriyorum!

Şimdi gidip azcık tatil eyleyeceğim.

Enjoy the music!

09 Kasım 2009

Otobüsteki kafa izinden karakter analizi yaptım


Şimdiiiik sevgili okurlarım yere bakan yürek yakanlarım cengaver gençler ve de pek saygıdeğer büyüklerim!!
Başlığa bakıp aldanın zira aynen o konudan bahsediciiiğim size. Şöyle ki; hani otobüse binersiniz ve camda çıkmış saç izleri orada bir geçmiş olduğunu hatırlatır size. Belli ki sizden önce biri oraya başını dayayıp bir şekilde uyumuştur kimbilir neler düşünüp... hah işte ben de bu konuya parmak basacağım. Ben bu 'kafa' izlerini kategoriledim bkz: aşşaaa

1-SALYA AKTI OMZA HİŞ YANDAKİ DİKKAT ET ÇOK YAKININDA

Bu gruba dahil olan kafa izi şöyle iki üç iz bırakmıştır alta kayar bir biçimde. Sebebi de otobüs tır tır giderken başın cama çarpıp durmasıdır. Şimdi bunu anladık da neden aşaaa doğru derseniz şöyle bir cevap vereyim. Yer çekimi kuvveti evet yanlış duymadınız yer çekimi. Hani uyuyunca baş düşer ya-- ya da kafa geride ağız açık-- Bununki aşa düşer çünkü kendini cama dayamış bir şahıstan bahsediyoruz. Her neyse o yağlı cisim camda heybetli ve aşağı kayar bir biçimde saç teli izleri bırakmıştır neticede..


2-UYUMALI MI UYUMAMALI MI

Bu gruba dahil olan iz belli belirsizdir. Belli ki şahsın boynu tutulacaktır kasmaktan. Arada bir uyku alıp götürünce kafa cama doğru seyirtir ve ince ince izler bırakır. Kişi her cama çarpışta uyanıp gözlerini açar, fekat yine yeni yenidendir.

3-KAFA+ EL İZİ YA SEKS YA FANTAZİ

BU gruptakilerin kafa izinin yanında bir de el izi olur. BU grup kendi içinde ikiye ayrılır.

a-el izi aşaa doğru kaymışsa
b-el izi netse


a--Önce a grubundan olanlar çıksın bay ve bayanlar diyor ve başlıyorum.
BU gruptakiler azgındır efendim. Öyle ki ruyalarında ne görüyorlarsa artık yavaş yavaş okşama modunda cama doğru eğilirler ve camı okşarlar. Bir başka olabilite ise kendi kendine tatmindir.


b-- bu grubunu ele almak gerekirse şöyle diyebiliriz; aslında belki de hiç konuşmamak en iyisidir bilmiyorum ama bu gerçek bilinmeli sanırım. OH MY GOD!!
Bu gruptakiler şunu yapıyorlar. Baş camda ve burada ikinci bir kişi orally devrede. Destek noktası ise cam.Diyor ve susuyorum.

4-YAY ŞEKLİNDE AŞAA DOĞRU KESİK ÇİZGİLER

Ototübüsün her hareketinde başın öne daha çok düşmesiyle oluşan kafa haritasıdır. Aşağı doğru yay çizer. Her aşaa doğru düşüşte kişi kalkıp boynunu ovalar. Boyun tutuktur.

İşte sevgili okurlar bunlar bir kafanın otobüs güncesiydi. Kafa izi üstüne kafa izi bırakanlar unutulmaz. Haydi baş baş.

foto:deviantart

06 Kasım 2009

School of my back- bu nedir ya höö kıçımın okulu


bir gün bir gün bir çocuk derse de gitmemiş yine..
Derse gitmemiş evet okul açıldığından beri bu derse hiç gitmemiş sınavda napacakmış ki acebeeee???

foto:deviantart

01 Kasım 2009

While I was away


AH sevgili okurlarım uzun bir aradan sonra tekrar sizlerleyim. Hayatımın aslında sizi hiç de ilgilendirmediğini bilmeme rağmen bencillik yapıp anlatıciğim.. Öncelikle Ankara'ya geçiş yaptığım için tahsilimle ilgili konularla uğraştım. Muafiyet ekle-sil bla bla. Fekat benim için asıl bomba şu ki; eve çıktım wohhoowww!! İş bu sebeplerden ötürü internet bile bulamadım doğru düzgün ki yazayım.. Herneyse şimdi evimde artık internetim ve sıcak bir odam var hehe:) İşte sevgili okurlarım hayat ne kadar da garip diğ mi.. Üst üste yenilikler ve de güzel şeyler olabiliyor. Bundan sonrası içinse i just need hope..
Sizlerden ayrıyken hüzünlü şarkılar dinleyip ayna karşısında klipler çektim ama alttan fön falan tutmadım o kadar abartmadım.
Radiohead dinledim bol bol.
289465 ego tükettim.
Akbilim bozulmuş sinirlendim.
İstanbul'da keyifler yaptım gezdim.
Ankara'da üşüdüm. Burdur'da üşüdüm buydum diye söylenir bakın bu da size genel kültür olsun hadi kıyak hadi benden hadi iyisin hadin bakam.
Burdur dedim de aklıma geldi Burdur küçük fekat sevimlidir gölü kurumak üzeredir ve Akdeniz bölgesindedir. -Haha evet coğrefya bebeyim noldu süperim diğ mi-
Sizden ayrıyken mercimek çorbası yapmayı öğrendim.
45 dakikada 6 meze yaptım.
Saçlarımın kırıklarını aldırdım.
Kırıklarını aldırdım kalbimin 1,5tl'ye. Yok yok o değildi saçımı 1,5tl'ye kestirdim.
SAçmalama rekorlarını altüst ettiğim şu dakikalarda blogumu özlediğimi farkettim.
Şimdi gidip ısınmam lazım çay demleyip keyif yapabiliteeee!
The ugly truth deyu bir film var yer yer komik ve klasik bir duygusal komedik. Evet komedik.komedicik.
Bundan böyle yazıyore sizlere ulaşıyore okurlarım!!
Bay bay kovalasın sizi kovboylar.
I'm a poor lonesome cowboy!!!

foto:deviantart



10 Ekim 2009

Lİfe is life.
Time is up.
Back in time.
Never ever.........
diyesim geldi. Upstiriks..

08 Ekim 2009

Eğitimde tasarruf """

İrlanda'da hükümet eğitimde kısıtlamalara gitmiş. Öğrencilere tuvalet kağıtlarını yanlarında getirmelerini söylemişler. Adamlar en azından yanınızda getirin diyor. Bizimkiler gibi direkt koymayarak önlem almıyor. Ha bi de şu da ayrı konu adamlar eğitimde kısıtlamaya tuvalet kağıdından gidiyor bizimkiler direkt fotokopiden kısıyor birincil kaynaklardan kısıyor.
SEviyorum seni Türkiye.

07 Ekim 2009

G.T


şuraya üç beş kelime bir şey yazasım var ama yazamıyorum derken baktım kelimeler 3 olmuş 5 olmuş höhehö. Soğuk burası be ya ayaklarım üşüyor. Benim bir de tırnaklarım morarıyor hemen üşüyünce korkunç bir organizmayım. Organizma deyince aklıma şey geldi lisede felsefe hocası sınıfa girip hepiniz birer organizmasınız merhaba organizmalar demişti. Kendimi basit hissetmiştim. Oysa organizma olmak kolay mı oooluum.. BU yüzden kendimi çok değerli sayarım. TOz kondurmayın bana yakarım ha bunu da böyle bilin. Bİri derse bossa şöyle bossa böyle acı biberi ağzına değil g.tüne sürün ki anlasın! G.te sür deyince aklıma bir de şey geldi; ilköğretim 8 deyim arkadaşımı müdür okuldan attı, bu da kına alıp yollamış lan höhö ozaman g.t isterdi öyle şeyler. Bİzim nesilden sonrası iyice fena saygısız. Düşündüm de ben bu nesille naparım okulda falan diye. Hala düşünüyorum; yalan söyledim bu geçmişte kalmamıştı. Öyle. Bu devirde öğretmen olmayı da g.tüm yemiyo. İŞte böyle g.t bi yazı yazılabiliyomuş zaman zaman. Kib. BYE.

foto:deviantart

27 Eylül 2009

O mu bu mu şu mu?? hepsi hepsi hepis!!


Nasıl bir midedir benimki ilginç zira aynı anda hem kıymalı kaşarlı pide hem hamburger hem dolma hem işkembe hem künefe hem adana kebap hem ayran hem kola hem turşu hem içli köfte hem hem hem hem diye uzayan bir liste çekebiliyor. Hani ne yesek sorusu sorulduğunda 'benim içün farketmez' derler ya hıh ben de derim fekat benim sebebim canım bi şey çekmiyo falan değil aksine canım her şeyi çekiyo ne olsa yerim hohoho gibi bir mideye sahip olmamdan kaynaklanıyor.
İşin en kötü yanı da ne biliyor musun sevgili okur aynı şeyi yemekten sıkılmam. Misal pizza yiyorum 1 dilim yedim tamam benim için bitmiştir o. Garson götür bebeyüm; şimdi biraz sarma getir. Ondan da 2 tane mi yedim. Tamam kaldırabilirsin ardından envai çeşit gıdım gıdım şey yiyebilirim. Fekat tıkanırım. Anlıyo musun beni; çünkü beni anlayan birilerine ihtiyacım var:( Aynı yemeği on dakikadan uzun yemek beni sıkıyor yani doymasam bile o yemekten sıkılıyorum. Ha bizim evde sanki kırkmilyonbeş kilo yemek çıkıyo günde yeeaak yaaa bizde de bildiğin genel Türk usulü çorba+yemek+pilav+salata+yoğurt gibi bir sistem var.
Fekat şimdi ben yurda gidicem ya bunnu bile bulamicam. Yani sadece canımın çektiğiyle kalıcam sokaklarda kıç çimdiklemekten arkama sapıklar takılacak. Ühüüü... Yemek mek mek meğ meğ mmm(ekolu ses efekti vermeye çalıştım ama olmadı di mi; fekat idare eder misin yani diyorum ki idare edebilir misin sevgili okur hı? evet sana soruyorum niçün konuşmuyorsun??!! )

fötö: deviantart

26 Eylül 2009

,,


Sanki hep çocuk kalacaktık.
Elimizde çikolatamız ve ıhlamurumuzla.
Fakat büyüdük sanırım; büyüdük mü dersin?
Hani şimdi can dostun nişanlanırken
Sen bunları düşündüğüne göre..
Yani evet sanırım büyüdük.
Oysa sabaha kadar dedikodu yaparken
Ne zaman 'nişanda saçımı nasıl yaptırayım' a
Geldi vakit.
Büyüdük sanırım.
Ve vakit geldi mi ki?
Hani artık ayrı evlerin olduğu,
Sabaha kadar sohbetlerin yerini
Geçim sıkıntısına bıraktığı
Akrep ve yelkovan ikilisinin
'Kaç metre perde diktireyim'e dayandığı
Yok canım sen de..
Şaka..
Mutlu olalım hepimiz olur mu?
Evden getirdiğimiz sandviçlerle ekonomimizi düşünürken olduğu gibi
Artık evde ne pişirsek diye düşünmeye başladığımızda da.
Mutlu ve de büyük
Alıngan, narin ve çocuk..

foto:deviantart

24 Eylül 2009

flying just in my dreams


Çok enteresan rüyalar görüyorum sevgili okuyucu. Dün rüyamda stickman 'le film setindeydik. Benim uçmam gerekiyordu. Misina gibi renksiz iplerle tavandan beni bağlamışlardı. Fekat işin ilginç kısmı böyle kemer gibi bi şeyden bağlamamışlar da ellerimden kollarımdan bağlamışlar beni. sallandırmışlar resmen beni!! Stickman ise bir şort giymiş bir de atlet töbe töbe allahım bir ge göbekli böyle görsen.. Stick dedim zenci dedim elim kolum bağlı kurtar beni dedim kendisi beni dinlemedi böyle oda gibi bir yerde kenara sinmiş yemek yiyor! Sonra benim kolum falan acıya acıya uçtum ben indim sora. Ne saçma bir rüyaydı. Hayır stick madem ruyama girdin adam akıllı gir yok don atlet gel bi de yemekleri ye ben orda mosmor kangren modunda hiç tasvip etmedim.
Oturdum ağladım sonra. Şaka şaka ağlamadım.
Uyuyodum be ya.. Döne döne naaptım üstüm mü açtım ne..


Haa Beşir bir loser gibi davranma artık.. Manidar sözler edip ardından susma. Adam saf sen de arkasından vurma..

foto:deviantart

23 Eylül 2009

it was called yellow


Afedersiniz nasıl olur da herkes giderken Antalya'dan ben kış gelmedi ki olmaz ki olamaz ki yok Ankara 16 derece mi hoho
yalancı:)
şakacı:S
yemin et?
valla de:( şeklinde değişen surat ifademle direnebilirim...
İstanbul özlerim seni.. Ankara kolonya tut, şeker ver bakiim bana..
Şehirlerle konuşmak da nerden çıktıysa cık cık..
Bugün Kaleiçi' ne gittim; yaya yolunda yürüdüm, Işıklardan geçtim.. Neden böyle bir gitmeme isteği var içimde bu kez anlamadım.
Lakin bugün Antalya'dan gitme vaktimin geldiğini anladım.
Çünkü ilk kez paso sordu bana şoför okulun kartını gösterdim Akdeniz üni kartı geçerli sadece git Antkart al dedi. Ağliciiim!
Korkuyorum heralde yeni bir şehir yeni insanlar fikrinden.
Hadi bebeğim-kendine bebeğim diye hitap etmek- alışkınsın sen nerde olduğun belli olmaz ki zaten.Topla kendini ve hazırlan az kaldı..
Yeah i'm ready to go but somehow couldn't it be later:(

'Look at the stars,
Look how they shine for you,
And everything you do,
Yeah, they were all yellow.'

dedi Cold Play
...

foto:deviantart

22 Eylül 2009

Tefal Samsung'a Hp ile yatakta geçici dövme bağlamış


Otobüste genelde müzik dinlerim ya da dergi okurum.
Eğer müzik dinliyorsam sesini sadece kendi duyacağım şekilde açarım.
Şahıslarla ilgili ya da dinledikleri müziklerle ilgili yorum yapmam- belki kişilik tahlili yapmaya çalışabilirim- aynı zamanda kişiliklerine çamur da atmam
--daaaaa son ses Edip Akbayram dinlemek neyin nesidir yahu??
Mango'ya girer çıkarım indirimde abuk sabuk şeyler alırım ama nedense aldıktan sonra aldıklarımı beğenip giymem. Sadık kaldığım sadece 1 çantam.
En sevdiğim t-shirtlerim Pull& Bear'dandır ve de ne versen giyerim bacım dediğim markalardan biridir.
Zara trf ve Stradivarius takip edebilir.
Antalya Dedeman' da kurulan c.tesi pazarında daha önce tonla para döküp aldığım şeyleri 3,5tl'ye gördükten sonra 1 numaralı mekanım olmuştur kendisi.
Marka takıntılı değilimdir. Cidden. Pazardan alışveriş yapmayı kendi takılarımı üretmeyi sonra takamamayı severim zira tenim hassas olduğundan hemen kabarıveriyor gümüş değilse.
Geçici dövme yaptırmıştım bebeyken ona bile alerjim varmış arkadaş kına alerjim çıktı o zamanlar. Dövme geçmişti şekil kalmıştı kızarık ve kabarık.
Doktora gittim hmm burda bi çiçek varmış burda böcek varmış diye yorumlar yapmıştı.
Senelerdir kullanıp aramızda duygusal bir bağ olduğunu iddia ettiğim telefonum samsung sgh e730 dur.
Kendisi gridir ve de canımdır, ciğerimdir.
Genelde yatağımda otururum ve bilgisayarım dizlerimde olur hakikaten 'lap-top'dır.
Kendisi hp pavilion dv5000' dir ve emektardır.
Adına da tee alındığı vakit 'öyle bişi' koymuşum nedense..
Neden böyle şeyler yazdım şimdi yok telefonum yok bilgisayarım diye bilmiyorum. Bizde fritöz yok.
Tefal ne varsa sende var.


foto:deviantart -------->yeni masaüstü fotom..

21 Eylül 2009

Dı rı rı rıııım!


Filmci geldi hu huuuuu!!

Film izleme seansımızda bugün RENDITION..

Bakalım neler olacak..

sevgili ceyk cilınholcuğum öptüm seni.

19 Eylül 2009

anlamıyorum zaman zaman genellikle bazen ve sık sık

İnsanların her şeyi güzelce söyleyebilecekleri bir sistemleri var diğ mi..Evet. Bu sistem başlı başına öncelikli olarak konuşmadır diğ mi? O zaman neden sessizce anlayışla halledilebilecek şeyler direkt bağırma yoluyla halledilmeye çalışılıyor? Hoşgörü istiyorum. Halden dertten anlayan insanlar olsun istiyorum etrafımda bırakın etrafımı en yakınımda. Annemle sık sık kavga ediyoruz. Sebebi de annemin ses tonunu HİÇBİR zaman ayarlayamaması. Onunla dertleşmek bile olanaksız. Genelde ailelerde dengeleyici bir unsur olur ya baba ya anne bir şekilde rahatlatır fakat garip bir şekilde benim ailemde dengeleyici unsur olan o kişi yok. Aile içi genel dengeleyici benimdir hatta genelde.
Konuşmakta ve paylaşmakta problem yaşıyorum. Ailemle problem yaşadığım depresif bir hayat sürdüğüm gibi bir şey yok. Fakat çoğu zaman benden haberi bile olmayan-neler yaşadığım, neler hissettiğim gibi..- bir ailem var. Konuşma ve paylaşım eksikliği tavan yapmış durumda. Çocuk gibi küsen bir annem ve küsme alışkanlığı olanlardan nefret eden bir de ben varım. Kıyamıyorum anneme haksız bile olsam özür diliyorum ama bundan sıkılmaya başladım artık sanırım. Çünkü büyüyorum ve artık zor geliyor bazı şeyleri kaldırmak.
Sıkıldım..
Migrenim tuttu.
Depresifim bugün.
Evet anne lanet bir çocuğum.
Bayramdan önce ne hoş;
Lakin bayram gelmiş neyime..

17 Eylül 2009

cem garipoğlu çocukmuş ama -muş



Bu arada Cem G. teslim olmuş. Cem çocukmuş. Cem çocuksa ben bebeyim. Bence rahat 24 gösteriyor pire ettiler resmen. Sucuk ekmek istedi çocuk işte vah vah tribine girdi avukatı. Konuşurken de çocuk deyip durdu. Neyin üstüne gidecekleri belli. Kokusu çıkacak bakalım.

16 Eylül 2009

-ebilirim, -abilirim BEN

Ayaklarımı uzatıp filmin tadını çıkarabilirim.
Alışveriş yapmış olmanın dinginliğiyle sadece kahvemi yudumlayabilirim.
Beynimin uyuşuk halinin zevkine varabilirim.
Hiçbir şey yapmayarak çok şey yapabilirim.
Sadece uyuyabilirim.
Gözlerimi kapatıp hayal kurabilirim-hem de saatlerce..
Geleceği düşünebilirim;ihtimaller üzerine..
Hayatımı irdeleyebilirim.
Bugünümü düşünebilirim.
Dünümü düşünebilirim.
Yarınımı düşünebilirim.
Kendi kendime dedikodu yapıpı cık cık sesi çıkarabilirim.
Saatlerce dua edebilirim.
Bir dakikada ettiğim duaların nereye gittiğini düşünmeye başlayıp sorgu sistemimi devreye sokabilirim.
Sadece kendimi düşünebilirim.
Kendimi etrafımdakilere adayabilirim.
Telefonumu kapatıp ortadan kaybolabilirim.
Balkona çıkıp baharın son yaseminlerinin kokusunu içime çekebilirim.
Cırcır böceklerinin son şarkılarına eşlik edebilirim.
Gökyüzüne bakıp yıldız kaysın diye temenni edebilirim.
Umutsuzluğa kapılıp kapılıp tekrar umuda sarılabilirim.
İtaat edip susabilirim.
Asi olup avazım çıkana kadar bağırabilirim.
Elimi kolumu dolayıp sadece etrafımı izleyebilirim.
Sesimi çıkarmayıp bilinçaltımın çöplüğünü doldurabilirim.
Bir an gelir her şeyi unutabilirim.
Hiç umulmadık anda birini can evinden vurabilirim.
Bakışlarımla her şeyi anlatabilirim.
Kelimelerle kendimi ifade etmekte güçlük çekebilirim.
Yetmeyen sözcükler için yenilerini uydurabilirim.
Bir kitabın bir sayfası olabilirim.
Zİhnimi tazeleyemeyebilirim.
Kimseyi tanıyamayabilirim.
Bir saniyelik kokuyla bir yılı bir saniyede yaşayabilirim.
Karşımdakine karşımdakini bir cümleyle sadece içimden anlatabilirim.
İnsanların zayıf noktalarını kullanabilirim.
Sessizce çok yol alabilirim.
Kimseye söylemeden hayatımı değiştirebilirim.
Hiç konuşmadan uzun bir süre yaşayabilirim.
Sadece yaşamak için yaşayabilirim.
Zaman zaman depresif olabilirim.
Birlikte yaşaması kolay bir insan olabilirim.
Komplo teorileri üretebilirim.
Sevecen ve şefkat dolu olabilirim.
Dokunabilirim; gerçekten dokunabilirim.
Hissederim-HİSSEDERİM...
Bu böyle uzayıp gidebilir..
Her şey olabilir..
Her şeyi yapabilirim..
Ama ne olursa olsun 'ben böyleyim'..
O an nasılsam işte öyle, değişken olabilirim..
Durağan da olabilirim.
Özümün üstüne gitmesinler yeter.. Yoksa her an patlayabilirim..

13 Eylül 2009

Ay otobös beni tutar şöfer bey


Yollardan yollardan taşlar sıçradı camlara
Afyondan mafyondan kaymak yolladım dostlara

Bir bossayla gezelim görelim poroğramında daha sizleri ağırlamaktan zevk duyarım efendim.
Bildiğiniz üzre o tepeden bu tepeye ankara'ya geçiş yapıyorum. Sürekli yollarda geçen ömrüme bir kaç milyar kilometre daha ekledim.

Son yolculuğumda coğrafya bilgimi konuşturup Afyon dolaylarında ruzgar aşındırmalarını, eski su yataklarını falan inceledim. Bir öbek peribacası gördüm. Sonra dedim ki yahu yahu bu Afyon niçün Ege' de sayılıyor zira kendisi çorak çopalak görünüyor. Fekaaaat daha sonra çamları inceledim ve de Ege'nin doğru karar olduğunu anladım. İşte böyle araştırmacı bilge bir insan olarak Anadolu'yu sizin için karış karış geziyorum. Ve de bilgilendiriyorum.

Oysa keşke gurme olup Anadolu'nun her yerinden bir kaç lokma yemek yeme şansım olsaydı. Yemeğe bu kadar düşkün olan ve de yeni lezzetlere açık olan ben niçin ama niçin bir memur olacağım. Meğmur-mahmur.. Parasız pulsuz.

Aristokrat köşe yazarları gibi bloguma girip bugün Fransa Burganoya'ya beyaz şarap içmeye gittik Dijon hardalı tattık. Çok eğlenceli bir sohbet eşliğinde arkadaşlarımızla orada bla blaya geçtik gibi bir yazı yazabilirim. Fekat benimki şöyle olur;

'Hişş bak bi haşahaşlı ekemeği ne güzel yapmışlar oolum keşketen de ye off deli gibin acıkmışım acık fellah köfte ayırıyım yok şurdan yoğurtlu gözleme kopar ver vazcaydım. Ya da ordan bir patlıcan kebabı çek yanına doldur şalgamı' şeklinde.

Anadolu'nın bağrından kopup gelen soyu yörük olan ben işte bu Anadolu çocuğu edamla idealist bir öğretmen olup her yere gidebilirim. Cidden bak. Her yere. Hİç burun kıvırmam. Hoşuma bile gider. Her yere gitmek lazım. Gitmesek görmesek o köy bizim köyümüz olmaz çünkü.

Yollardan yollara diyardan diyara
Gezdim durdum oradan buraya
Karar kıldım birgün gurme olmaya
ye ye doyma obez olma yolunda
Öpsün sizi yedi cüce dikkat edin sakara
Şirin o be çıldırma seni gidi bossa nova

foto:deviantart


05 Eylül 2009

Merıbaağğ benim adım şuğlee


İsimlerle ilgili garip takıntılarım var.Tanıdığım insanların ismi o olmasa ne olurdu diye düşünüyorum zaman zaman. Renklerine saçlarına vucut yapılarına göre isimler uyduruyorum. Yıllara göre isim dağılımlarına bakınca 80lerin sonuna doğru patlama yaşayan merve ismi ve de elif ismi üzerinde karakter analizi yapmak daha kolaydır zira her 3 kızdan 5inin ismi merve. Bir örnek vermek gerekirse yurtta adını bilmediğim kızlara merve diye hitap ediyordum matematiksel zekamı kullanıp olasılık hesapladığımda tutma oranının %66099tr54.66 olduğunu hesaplamıştım ve de bu sayede yurttaki her kızı tanır olmuştum . İşte benim şansıma mıdır nedir nerde bir merve hepsi mi mızıkçı; hepsi mi ille de benci yarebbi! Uzun karakter tahlillerim sonucu merve ismindeki 'R' harfinin buna sebebiyet verdiğini çözdüm. R harfini uzat n'oluyo? RRRRRRRRRRR yani sürekli böyle bi devam ediyor bir de liquid kendisi. Buna istinaden 'L' harfi içinde bu konu geçerli oluyor. Mesela bir MERAL düşünün ki nasıl mızıkçı olmasın. Evet bunların hepsi istatiksel ve de matematiksel potada eritilmiş gerçeklerdir.

Kendi adımdan benim ne kadar naif, şeker, harika, baldan tatlı olduğumu anlatırdım ama kimliğimi açıklamak istemedim. Fekat bakınız 'BOSSA NOVA' bu bile ne kadar sakin ve de huzurlu değil mi?? Megalomanlık yapmıyorum efendim.GErçekleri söylüyorum..

Bir örnek daha vereyim size bir isim:ELA hiç beyaz tenlilere gidecek bir isim değil. Esmer ismi. Ya da MELİKE beyaz ten ismi.. TUĞÇE kumral ten ismi. BURAK beyaz tenli siyah şaçlı ismi. BERK esmer ismi bla bla bla... Bunlar benim düşüncelerim değil! Bunlar istatistik kardeşim. Bossa nova adlı şirket tarafından yaklaşık 2354424543 milyon Türkiye vatandaşına uygulandı.. Yaaa nağğbeerr..

Melaba benim adım haydar ya sen kimsin?

yeaa bi git dümen kafa yeaa..

beiii!!!!

kaç kaç!

foto:deviantart

04 Eylül 2009

Mutfakta aşçı!


Krep yaptım; güzel oldu:)
Yarısı kaşarlı, yarısı nutellalı meyveli..
mmhh bu kadar streste iyi geldi...

ama ecnebiler neden bizim yemekleri seviyor bir kez daha anladım.Her gün pancake her gün pancake yinmez cık.. Arada olucak böyle di mi ama..

kendi yaptıklarımı fotolardım da üşendim hihi:)

foto:deviantart

02 Eylül 2009

Anahtar sallamaca para şıkırdatmaca

Anahtarla oynayan ve de para şıkırdatan bi milletiz ki bu sesler en nefret ettiğim seslerdir. Bunu sabit aralıklı su damlası ve saat sesi takip eder. Nefretim çoştu şahlandı. Şehirler arası yolculukta da anahtarla oynanmaz ki arkadaş! Onla kalsa iyi bi de host sana sulanıyosa; kendisi bana elleriyle kahve yapmış ıyy salak ya içmedim zaten deli oldum!! Ne iğrenç bir yolculuktu yarebbi!! üfffffffffff bit bit bit bit!!

31 Ağustos 2009

arzuhal->arzuluyorum-> oh yeah!


Fuck you i am drunk! Okuyucularına
BLOGGER

Blogladığım adresim www.satendegiyerimpazende.blogspot.com adresinde bir süredir tahsilimle uğraşmak nedeniyle hizmet veremiyorum. EN kısa zamanda döneceğimi belirtir gözlerinizden arz ederim bebeyim.

bossa nova


Gibi bir yazı yazabilirim. Neden mi--> çünkü sevgili okur şu son bir haftada yaklaşık 14987 dilekçe yazdım. Okul değiştiriyorum. Ankara'ya geçiyorum. Onlarla uğraşıyorum. Adliyenin önüne arzuhalci açsam köşe olurum. Köşe evet. Süper dilekçe yazarım. Yurttaki görevli bile na böle kaldı vay beee dedi. Yaa nağber hacı dedim. Yazdım mı böyle yazarım dedim. Peki dedi. Hala Ankaradayım.Yarın İstanbul'a gidebilirim. Ordan da Tekirdağ'a ve ordan tekrar Ankara ve sonra Antlaya. Evet evet seyahat ya resullah!


fuck bürokrasi

foto:deviantart

23 Ağustos 2009

Ben piş diyilim!


İki gündür Star tv'de saat 13 gibi eski Türk filmleri yakalıyorum. Sıkılmadan ;defalarca izleyebilme yeteneğim olduğundan heralde; bana gayeet cazip geliyo bu film kuşağı.

Küçükken ablamla Türk filmi taklidi yapardık. Ben ablamın annesi olur yatınca yorganını falan örterim öperdim bir Sezercikmiş gibi. Geçen gün aklımıza geldi şu repliklerle kendimizden geçtik
' vuymayın bana vuymayın ben piş diyilim' 'anne annem melek yüzlü annem annem beni seveydi yüzümü okşaydı' -bu esnada ruya görüp elini yüzüne sürüyodu kendi kendini okşuyodu:)
Sezercik bu sözleri hatırlarsanız odun toplamaya gidip hasta olduğunda ateşler içinde yanarken söylüyordu.
Koynundan çıkarmadığı bir aile fotografıyla nur yüzlü bir evlattı..
Bu Sezercik filmlerinden en çok aklımda kalanlardan biri de ufacık iki çocuğun bebeği alıp dilencilerden kaçması bi mağaraya sığınıp yumurta, süt çalarak orada yaşamaya çalışması sonra bütün mahallenin hakkını bunlara helal etmesi bla bla.. Bi de kız bebeği emziriyodu falan. Bit kadar kızın eline vermişler sanki sütü var allam yareppim; bebe altına yapar piiii..
Bu bebelerin yapmadığı kalmadı filmlerde.Yok biz cüceyiz diye gazinolara girmeler süslenmeler adam tehdit etmeler, hişş birader li konuşmalar cık cık..
Tesadüfler her filmde zaten; arabayla biri mi çarptı hıh işte o babadır. Kızla oğlan birbirinden nefret mi etti ya sevgili ya kardeş.. Bilirsin böyle şeyler klasik Türk filmidir dostum..

n'olursa olsun seviyorum ama izlemeyi naaapiim:)

Sezercikli şiir

Sezercik kel oğlan
Hadi belime dolan
Yok o değil o oğlan
Hadise hadisene
Gel beni bekletme
Kereviz

afiş:googled

20 Ağustos 2009

Bisikletli kırmızı kurdeleli idi


İlkokuldan yazmak istedim yine. İlk aşkımı yazmak istedim size sevgili okur. Benim ilk aşkım şişe dibi camlı gözlüğü olan Cüneyt adında bir çocuk idi. Kendisi çok sevimli ve de çalışkandı. Hiç öyle ahım şahım değildi kendisi tip olarak. Fakat ilkokulda önemli olan çalışkanlık derecesiydi. Biz bu çocukla aynı sokakta oturuyoduk ben bisiklet sürmeyi bilmiyordum fakat cüneyt çok iyi sürüyodu. Benim pisletimin arkasından ablam iteklerken Cüneyt vınn diye iki teker üstünde gelip önümde duruyodu. Çocuğa da aşığım ama rezil rüsvayım daha pisiklete binmeyi bilmiyorum.. Bu geliyodu ya bossa işte bak böyle denge kurucaksın işte deyip duruyodu. Sanki biz bilmiyoz düdük evet denge kurucam da olmuyo işte naapiim:( Her neyse gel zaman git zaman okulda bu ilk kırmızı kurdeleyi takan oldu. Ben de dört müydüm beş mi ne biz bunla oturup kitap falan okuyoruz öyle öyle düzelttim biraz rezilliğimi fekat aramızda hiçbi zaman seviyorum ediyorum diye bi şey olmadı.Çok safçaydı falan demicem çünkü şimdi şu an yaşadıklarım daha safça başladı benim için ve elbette milyarbeşkırkyüzdokuztonkilobeşbir kadar daha büyük ve daha özel. Fekat eminim ki şuan cüneyt yakışıklı biri. Bir önceki yazımda gelecek vaat etmeyen metecandan bahsetmiştim öngörülü olmamdan. İşte ondan diyorum. Ya bana ne eminim işte yakışıklı taam mııı..Gözlüğü de attı bence atmadıysa da güzeldir gözlüğü.hıh..

stickman; keşke senin şu foto hikayelerin gibi anlatabileydim şunu bisikleti falan..

foto:deviantart

19 Ağustos 2009

Metecan kötü rapçi oysa çelik söyleseydi ne şirindi


İlkokulda örtmen nezaman hadi metecan bi şarkı söyle dese metecan başlardı; 'komşu kızı, gönlün var mı bana bakmaya benim olmaya anlarsın ya bla bla..' sınıfta bütün kızlaar metecan'a aşıktı. kendisi beş vakit öncenin küçük havucu kıvamında bir veletti; turuncu kıvırcık... Ben neden bilmiyorum aşık değildim fekat anladım ki bu öngörülü bi şahıs olduğumdandı zira kendisini yaklaşık altı yıl sonra ergenliğinin son evrelerini yaşarken gördüm ve en az büyük havuç kadar çirkindi. Kötü bir rapçi idi. Bonus saçları bence iticiydi ve olmamıştı metecan olmamıştı dostum. BU buluşma facebook kullanan ilkokul arkadaşlarımın bi ayarlamasıydı. Bağımı koparmadığım kişiler aracılığıynan gittimdi. Metecan bana seni gastede gördüm dedi. Ben de hadi yeaa doğrudur hehe dedim. Şimdi düşündüm de sanki hergün gastedeyiz töbe töbe nası cevapsa.. Metecan kötü rapçi idi şu vakit; oysa Çelik söylerken ne kadar da sevimliydi mavi önlüğüyle. Sağa sola sallanır ritm tutardı fekat o zaman da ritm duygusu yoktu gereğinden fazla sağ-sol yapardı. Tutturamazdı. Metecan kötü rapçi idi şu vakit. E be metecan oysa sen Metecandın büyük düşünmeliydin rap sucks dude..
foto:deviantart



18 Ağustos 2009

Tesadüfler Sİlsilesi


Tesadüfler silsilesi şöyle başladı; Ablamın üniversiteyi kazandığı sene ben ilkokula başladım.
Ablamın çakılı atandığı sene ben anadolu lisesini kazandım.
Ablamın devlet memuru olduğu sene ben okul değiştiriyorum o da şöyle ki ablam İstanbul'a gidiyo Ankara'da idi kendisi. Ben de Ankara'ya geçiyorum yer değiştiriyoruz yani.
E hadi hayırlısı. Sanırım benim mezun olacağım sene ablam köşeyi falan dönmüş olur. Öperim o vakit sizi :) Param olur lan düşünsene wohhoww:)

fötö:deviantart

17 Ağustos 2009

biraz çeki düzen bilirsin işte

Bir süre yokum dostlar. Ankara'da bürokratik işlerim var öhöm öhöhm. Bilirsin. Önemli kişiyim, siyasiler falan.. Biraz çeki düzen vericem ortama..

11 Ağustos 2009

Haberler? Pardon haber derken?

haberleri izlerken ne kadar çok bu ne yeaaa dediğimi farkettim. Şöyle ki bugün show haberi izlerkene bi tane amcanın kamyonetini 31 yıl hapsedip çıkarmadığını falan anlatan bir haber yaklaşık 9dakka sürdü. Amca çıktı aracın tozunu aldı; oğlu konuştu; yeni ergen torun konuştu vs. Amca birilerine kızıp kilitlemiş; çıkarmamış. Pekala da birincisi o amcanın inadını sen nerden duydun da haber yaptın bunu ikincisi ne kadar uğraştınız o haberi uzatmak için bi söyle hadi.. Ha dersen ki sen niye yazdın sen de haber yaydın. evet. sanırım haklısın.


08 Ağustos 2009

mim sallamaca, uydurmaca el üstünde kaydırmaca bir ki çü

bana bu güne kadar mim falan gelmedi. ya da geldi de ben okumadım bilmiyorum ama gelmemiştir heralde. her neyse işte kıskandım ben de dedim ki kendi kendime mim oluşturur yanıtlarım hem de mim zırvalamasına acık bok atıyım.

sırada bossa nova'dan inciler efendim..

mim: pokemon olsan adın ne olurdu ne gibi özelliklerin olurdu eki eki:)

efendim pokemon olsam adım gaziçu olurdu. deli gibin ossuran ve etrafındakileri gazla savuşturan bir pokemon olurdum. herkes bayılırdı. eş bile bayılır; pikaçu kısa devre yapardı o derece ossururdum. renklerim olmazdı plazma yapısında akışkan bi şey olurdum, uçardım. çok osurursam sıçardım.


mim: Hangi tuvalet kağıdını kullanıyosun niye?

ay papya kullanıyorum çünkü yumuş yumuş. popoma çok cici bakıyo canım benim. Böyle çok cici falan yağneee..


mim:hangi parmak olmak isterdin, niye?

canım ben sevgilimin sol elinin yüzük parmağı olmak isterdim; çüğnküüü ordan kalbe damar gidiyo.. Ben de böyle hissederdim onun kalbini ay bebeyiiiğmm!!

mim: at sineği mi arı mı börtü mü böcek mi?

börtü

mim: adını değiştirmek istesen ne olsun isterdin, niye?

adımı çok seviyore ben lakin değiştirsem arzu alev taşkın yapardım canım. Nedeni açık değil mi i am hot baby..kanatları ben takarım wohhoww!

mim: ıssız adaya düşsen yanına almayacağın ilk üç şey?

mmm sayıyım canım; ağaç, deniz, kum

vs..
vs..
vs..

mimmişmiş:)hıh 'mimimi' kendim yaptım, tek başıma kendim yazdım.. beğenen buyur yer. ama haber verin okuyo musunuz beni ben de anlıyım.. of sıkıldım:(


ortopedik çıldırmaca

bir müddet elimde ortopedik bileklikle dolaşmak zorundayım.. tam da yarın tatile gidecekken. şaka mıyım ben :( çıldırıciim.. Bileğim ağrıyıp duruyodu kapı falan açamıyodum doktora gidiyim dedim ve de kendini tekrar edecek bi rahatsızlığım olduğunu öğrendim. püff:( Sırt ağrılarımın sebebi de üzüntü ve de stresmiş. E ben her şeyi içime atarsam bi yerden çıkıcaktı di mi.. Aferin bana..

07 Ağustos 2009

Kitabımı geri ver!!


Biri benden kitap aldıysa okumak için geri getirsin isterim; yavaş okuyosa da eğer hadi en kötü ihtimal 1 ay içinde getirsin isterim. Romanlarım, kitaplarım değerlidir. Kendi kitaplığımın taneleri olacaktır her biri. Bir de öyle bi şey oluyo ki okuması için birine kitap veriyosun adam sahiplenmiş de kitaplığına kaldırmış bile.. MM şey bu benim kitabım sanırım diyosun 'aayy şekerim ben daha okuyamadım onu ya okim de verim olur muuu' diyo -e tamam bakalım diyosun ve o kitap hiç geri gelmiyor. Şu anda beni çok rahatasız eden bir durum da şu ki arkadaşımdan kitap almıştım ve bi kaç aydır bende; veremedim içime acayip dert oldu. Okudum bitti ama götürücem bi türlü görüşemiyoruz. Kitabı her gördüğümde kabahat işlemiş gibi hissediyorum. Sorumluluk meselesi mi rahatlık mı bilmiyorum geri vermeyenlerinki. Shakespeare serisi oluşturuyodum hem de açıklamalı falan ve şu anda elimde tek bir kitabım kalmadı. İçim acıyo aklıma gelince. Bir çok romanım milletin kitaplığında uyuyo ve şuanda o 'arkadaşların' bir çoğuyla görüşmüyorum. ARtık kendi kendime karar aldım; çok samimi olmadığım getireceğine inanmadığım kişilere kitap vermicem. Kitabı bende kalan arkadaşıma da bir roman hediye edicem; yoksa içim rahat etmicek..

foto:deviantart

05 Ağustos 2009

Aldattın da noooldu nağğğbeer!


Karısını 3 farklı kadınla aldatan adam bu kadınların -karısı da dahil- intikamına maruz kalıyor. Şöyle ki karısı adamın telefonundan diğer kadınları da buluyor falan bir otel odasına çağırıyor. Kadınları çoktan ayartmış zaten... Adam otel odasına gelince önce adamı bi güzel dövüyorlar sonra da cinsel organını karnına yapıştırıyorlar.. Karısını mahkeme tahliye ediyor diğer kadınlarsa tutuklanıyor.
Anacım okudum, şaştım kaldım.. Gülem miiii ağlayam mıııı yarebbi..
Kendine gel sen kendie kendine gel haddini bil sen haddini haddini bil!!

foto:deviantart

04 Ağustos 2009

saçmalardan seçmeler

senin çok beğendiğin, almak istediğin bir şeyi etrafında kimsenin beğenmemesi ne kötüdür..

show tv'nin cennet mahallesiz kalması..

fox'un arka sıradakilersiz kalması..

kanal d'nin arka sokaklarsız kalması..

türkiye'nin etnik kimliksiz kalmaya çalışması..

03 Ağustos 2009

UNUTTUM!

Bundan sonra bloguma bir şey yazacağımda direkt yazıcam hiç bir blogu okumadan. Yoksa ne yazıcağımı unutuyorum da:(

31 Temmuz 2009

Sinirdden modem parçalayıp kablo koparabilirim!

şuanda nete kaçak bağlandım neden mi? çünkü kendi netim yok. Neden mi? işte onun sebebini ben de bilmiyorum çünkü adsl yetkilileri ne çağrı merkezinde teknik destek servisinden yanıt veriyor ne de ulaştığımızda bir destek sağlıyor. Bu gidişle beni 3g'ye kaptıracaklar. Sinirden ölebilirim. Bu net de gidip duruyo deli oldum!

Askeri tesiste slipli komutana arz'lı duyuru


Bugün askeri kampa gittik denize. Antalya- Karpuzkaldıran bilen bilir. Askeri ortamlardan ve de kimilerine göre nimetlerinden çok fazla yararlannan biri değilim asker çocuğu olarak. Ki o nimetlerden hoşlanmam da. Fekat yaz gelip de deniz mevsimi açılınca 3-5 kez giderim kampa.Her neyse bugün gittik denize; girdik içeri derken duyurular başladı. duyuru demeye bin şahit ister; yazılı dilekçe desen yeri, tamam resmi mesmi anladık da senin komutanlar çekmiş slibi şortu ebele gübele suda frizbiydi su balesi taklidiydi sen orda arz ederimli duyuru şaka gibi. Askerlerdeki ego problemi acilen çözülmeli bence. Rütbe takıntısı aşılmalı -şu anlamda; duyuruda diyor ki; generaller, subaylar, astsubaylar yani yukarıdan aşağıya ne karışık ne ters- eminim ki sıralama karışık olsa e.g: subaylar, generaller, astsubaylar biri çıkar itiraz ederdi. Sonuçta hepiniz aynı denize girip işiyosunuz kabul edin kimse senin üstün olmuyo orda.Bari tatilde aşın şu şeyleri. Bi ara hacı nağber arz ederim dedim. Güneşe dönüp luzumsuzsa söndür dedim. Arabaya binince önce emniyet sonra hareket dedim. Artık ben de düzenin bir parçasıydım. Rahattım hazıroldum.. Arz edildim über egolu oldum peh!

foto:deviantart



28 Temmuz 2009

Sarımsak


Sarımsak güzeldir hoştur yemesi ne güzeldir fekat ne kötüdür ki kokusu sonradan çıkar. Çok seviyorum yemeklerde salatada cacıkta hele off ya deli gibi.. Balıktı tavuktu her şeyle de mis gibi gidiyo işte. Ne yalan söyliyim her şeye azıcık tat veriyo. Ama sen yemeden yanındaki yediyse dayanamıyosun. Offf var yaa benim çok yakın bir arkadaşım her gün kahvaltıda sarımsaklı bi sos vardı ondan yiyodu; bak okula işe falan giderken ymem ben sarımsak ama bu yiyo tamam mı ölücem, dayanamıyorum bu konuştukça. Yeme de diyemiyo insan off pofff alttan laf sokmalar bilmem ne ama anlamıyo.. Kızın elindeki sos bitene kadar öldüm be yaa.. Bi gün de aynı şahısla yola çıkıcaz hatun sucuk yemiş gelmiş var mı böyle bi şey yaa! Uzun yol, ben de kokuya nasıl duyarlıyım Allahtan cam kenarındaydım döndüm kıçımı uyicağm diyebildim yoksa konuştukça koku efil efil bayılıcaktım. Zaten Afyon'a gelince koku almamak için direkt sucuk ekme saldırdım :) Bak bu da garip sen yiyince kokuyu çook daha az alıyosun. İşte gel zaman git zaman sarımsaklı kıza alıştım ben ama bıraktı son zamanlarda yemeyi. Ayıp olur diyorum ama aslında açık sözlüyümdür de bu konuyu söyleyemedim ona bi türlü bi de bir şey yeme demek uzak geliyo bana.

Her neyse sevgili okur siz öyle uzun yolda falan yemen e mi.. Yicekseniz de bi hal çare bulun gözünüzü sevem yaa..

foto:deviantart




27 Temmuz 2009

Tut nefesini yap çişini şşşşşş


Konuşurken etrafındakilere çocuklar diye hitap eden insanları sevmiyorum. Özellikle ünlü şahıslar röportaj verirken çocuklar demiyo mu ben burdan tilt oluyorum gazetecileri hiç düşünemiyorum. Ha şimdi bana Mustafa Kemal Atatürk'ün 'çocuk' hitabından bahsetmeyin Ata'nın söyleyişi yağğğ çocuğğğk değildi; sahiplenmeydi bir nevi evlattı.. Fekat şu kendini bilmez medya maymunlarının ağzında iğrenç iğrenç..


Tuvaletin geldi fakat tuvaletten biri daha yenice çıktı-büyük abdest olayı-; karar veremiyosun az daha sıksan ölüceksin o derecede ya girip kokuya maruz kalıcaksın ya az daha sıkıcaksın naaapardın??

foto:deviantart

26 Temmuz 2009

tt net geber e mi nası teknolojisin lan sen godik

şunları yazabilmek için sabahtaan ber verdiğim uğraşı görseniz ağlardınız.. TT net misin nesin geber e mi, hızlanıcam dedin net de gitti. Nası bi teknolojisin ya. Kusucam nefretimi ama her an net gidebilir bunla sınırlı kalıcak nefret cümlelerim.

tüm yazma hevesim gitti lan bok ye tt net.

24 Temmuz 2009

Hızlı net mi hıh!


TT netten evi aramışlar; işte net hızlancak 2tl farkla bla bla babam da iyi yapın napıyosanız demiş.Adamlar da sağolsun hızlandırmışlar? hız derken?? Valla bana pek de bi fark varmış gibi gelmedi. Hiç psikolojik bir insan değilimdir aaa hakket hızlanmış diyemeddim o yüzden. oturdum ne şindi hızlanmış mı bu dedim sadece. Her neyse..

Ayın 21'i yeğenimin doğum günüydü bir yaşına girdi teyzesinin kuzusu:) Hediye olarak da şu balkona falan koyulabilen havuzlardan alıcam. Çimsin dursun:) Alıcam dedim çünkü pazartesi antalya' da olucaklar umarım. Gelince veririm doldururum suyu na böyle ısıra ıssıra seve seve çimdiririm ben onu. Deli manyaaaaaaaaaaaak ısırcam laaaaaaaaann sevcem brrrrrrrrrr!!! çimdirmeden ısırmadan sevilmez okuyucu. Alıcan böyle evire çevire abuuuu...

Bu arada net hızlanmış okuyucu. Bas gaza adsl bas gazaaaa kim tutar seni bas gazaaaa...3g 'yi kıskandın değğğ miiiii.... Bak seeeeen..Fekat sağol ttnet ailesi diye çığıran sırıtık hatun olabilirim şu an ama vazgeçtim kalitemi düşüremem ttnet reklemında falan oynayıp hıh!


foto:deviantart


3 saat sora edit: Net gidip duruyo deli oldum ttnet misin nesin öl öl öl öl!!!!! VVVVVVVVVVVVVVVVVVVVVV Çıldırıciim!

Tak yaprağını hmm!!


Sevgilinle ayrı şehirlerde okumak olmuyo cık cık; oluyor da çok zor oluyo.. Trenlerde, otobüslerde tıngır mıngır; göçebe gibisin.. Kışın hadi ona alışıyosun da yaz gelince aynı şehirde olmana rağmen yine bissürü engel çıkıyo ya işte o deli ediyo insanı.. Çalışıyodum görüşemedik yine doğru düzgün ve ben bi bakıyorum ki nooolmmuş yaz bitiyo oğluuuum!! Çok özledim be ya.. Hiç de sevmiyorum bloguma yazıyım böyle ama naaapıyım çok doluyum hayata karşı bee:)

Hiş bak biiii bitti benim iş bugün yani dün oldu o şey neyse yüğklü de bahşiş bıraktılar sağ olsunlar:) Çok datlu idü ailem yaa:) bebelerimi özlicem o ayrı..

Bazen diyorum ki keşke kıyafet icat edilmeyeydi takaydık yaprakları mis gibi; sora kışın napıcaktın hacı diyorum; ağaç gibin.. Atkı niyetine yaprak örerdi anam hişşş bossa kızım tak bakiim yaprağını aaaa soğuk bak derdi. Ben de anne yeaaa o yaprak kaşındırıyo burnumu derdim; yok yok bu ceviz seni kaşındıran muşmula yavrum derdi.. falan feşman. En iyisi yazın yaprak olayı;)

My heart is beating like a jungle drum <3
foto:deviantart

20 Temmuz 2009

İş arkadaşım bir gerizekalı


İnsanın iş arkadaşı ne önemli bir faktördür a dostlar. Doğal birini seversin; espriyi olay üzerine yaparsa gülersin ama espri yapıcam diye kasıp iyice batarsa kaçın... Birilerine yaranmak için hediyevari kendilerinin olan şeyleri verenlerden hoşlanmıyorum. Gerçekten içinden geldiğine inanırsam ne ala.. Hediye almayı da vermeyi de çok severim zira.
Şimdi ben bu konuya nerden mi vardııım?
Şöyle ki sevgili okur biz 3 kız çalışıyoruz ve de biri sonradan katıldı. Kendisi 1 sene Amerikusta kalmış o yüzden dolayı İngilizcesi iyidir diye tahmin ediyorum hiç konulurken duymadım çünkü. Herneyse anam bu kız bir mıy mıy bir salaaaaak, sanki beyin kıvrımları ütülenmiş bir malak! Ayy deli ediyo bizi(ilk 2yi) 5 dakkalık yolu gitmek için 20 dakka önce yola çıkıyo 'ahh, evet erken biliyorum ama yürümek istiyorum, çok yavaş yürümek' gibi bir cümle kurdu dün. Sanırsın ki şairlerden İbrahim Sadri böö:S
Ay okuyucu inan çok doluyum dedikoduya ihtiyacım var. Kız saçma sapan sorular soruyo! Çocuklar uyuyodu diyorum aaaa tek başlarına evde heee!! diyo safmın nen yaaaarebbi sana akıl versin ulan kadın evde ben olmasam çocukların uyuduğunu ne biliyiim!!
Allah buna çocuk emanet edene de akıl versin ya neyse.. Çıldırdım dün iyice bu saçma sorulrından. Amerikadaydım diye hava atmayı biliyo daha çan eğrisinden haberi yok malın. CC aldım diyince illa bölüm İngilizce olmalıymış gibi davrandı dün gerzek! Allaaaaaam çıldırıciiiim! Akıl fikir ihsan et sen bu salaklara... Benim de bunu görmemi sağladığın için Teşekkürler Allah'ım!!Dinimiz amin!

foto:deviantart

19 Temmuz 2009

Orhan Pamuk'la yemekteyiz


Ruyamda Orhan Pamuk'la yemek yiyoduk. Bizim aile dostumuz gibiydi kendisi. Ve de bitki yetiştirmek gibi bi hastalığı varmış. Bahçesi vardı evinin; ve içinde bissürü meyve sebze vs. Çok güzeldi. Önce annemlerle yemek yemiş. Sona başka masada benimle yemek yiyecek oluyodu. Yemekleri annem katıyodu tabaklara. Sıcak yemek tabağına çorba koydu önce; sonra çorbanın üzerine pilav ve yemek yani üç yemek karışmıştı. Çok berbat bi görüntüsü vardı ve ben onu görünce ruyamın sonuna kadar istifra ettim:S bööö.. İğrençti iğrenç..
Bir de yemeğe giderken hediye olarak hayatımda görmediğim bi çiçek çeşidi götürüyordum ve çok güzeldi. Hayrolsun..

Acaba bu ruyanın bilincimdeki yeri nedir?

a) çok kitap okuyosun bebek
b)Orhan Pamuk romanlarını bitiricem diye taktın ya o
c)çok yiyosun, kilo alma; alacak gibi olursan kus kurtul
d) tazelenmeye ihtiyacın var na böyle saksıdaki bitki gibin tazelen

Acaba bu ruyanın hayatımdaki yeri nedir?
a)önemsenecek bir şey değil boşver.
b)her ruya bir işarettir dostum, bunu unutma.
c)kitaplık hayalini gerçekleştir.
d)bilinçaltın iyice sapıttı git bi tamir mi ettiriyosun, çıkarıp temizliyo musun naaağpıyosan ya.


Bilmiyorum okuyucu. Neden böyle oldu.. Yemekteyiz de izlemedim ama...

foto:deviantart

not: bu çorba çin yemee karışmış değil yani:D

15 Temmuz 2009

Ay lav kidz


Çocukları sevmek ne güzelmiş be ya..Kapitalizmin esir aldığı na bööyle eşşek kadar bi otelde çalışıyorum ben bu aralar sevgili okuyucu, ama bütün bunlardan bihaber ufak bebeklerleyim -her ne kadar bir çok yaşıtlarından daha şanslı doğmuş olsalar da-. Gelip ahanda bunu çiz yüzüme diye dizine oturuyolar; rengarenk yüzlerini aynada görünce mutlu oluyolar haraşo, vi, gud, nays, güzel, prima, über super gibi tepkiler veriyolar, sarılıyolar koşuyolar iki dakikada onyedi arkadaş buluyorlar falan fıstık.. Bir de Antalya'da olduğuna göre %80 rusların kaldığı bir yer burası, Almanlar, Fransızlar, İngilizler vs. bissürü millet hangi biriyle nasıl anlaşayım dersin ama o bebeler varya senden önce gelip arkadaş oluyolar, elinden tutup böyle.. Abuuuu guzularıma.. Çocukları seviyorum ben ya..Cici bebeler:)

foto:devianart

12 Temmuz 2009

öss öss güzel öss sana girmek ister her bahtı kara-yanlış anlayın-

hiş bak bi öss'de türkiye 354.sü oldum tercih yapmıyorum. bye

Samuel et Elyssa 's baby-sitter

Bebe bakıcısı oldum. On gün Fransız bi ailenin bebeklerine ve de üç yaşındaki çocuklarına bakıcam günde dört saat. Bebelerin adı Samuel ve Elyssa çok datlılar. Samuel'in milletin baş parmağıyla oynama alışkanlığı var. Gidiyosun yanına, kucağına tırmanıyo alıyo parmağı oynuyo :) Delü.. Elyssa yavrum yiyo sıçıyo yatıyo zaten. Anneyle baba da çok tatlı. Sevdim aileyi. Oteldeki villalarında bakıyorum klimalı püfür püfür; açıyorum tv'yi de minibardan kap bi gazoz ohh! Sevdim ben bu işi:) Arada da otelin denizine falan giriyorum yemekler de otelde kebap hehe bi de üstüne para veriyolar:)

10 Temmuz 2009

Parmak- Çekmece- Kan kaybı




Bir parmak durduk yerde çekmeceye sıkışmaz; evet sıkışmaz. Bunun için parmak sahibinin sakar bir yanı olmalı;evet olmalı. İşte o benim; hıhı o sakar yanı olan saftirik. Nasıl oldu anlayamadığım bi anda parmağım çekmeceye sıkıştı okuyucu. Hem de eti na böööyle kalktı; inan o heyvancağızlara çok üzüldüm dedim ki benim bi parmağımın yanı kalkınca böyle acı çekiyorsam-ki gözümden yaş geldi inan ki- o cağnım şeyler kesilirken nasıl hissediyordur..

Her neyse bepanthene sürdüm parmağıma kanla karışık garip bi şey oldu böyle nasıl kötü; görsen için acır, tüylerin tiken tiken olur. Bir de ben bu yazıyı işaret parmaklarımdan biri bu durumdayken yazıyorum ya, çok fenaymış, durduramadığım sürekli ben de yazcam kiiii diyen bi parmakla yani. Klavyeye değse her yer kanla karışık krem olucak bi de acısı..Çok kötüyüm okuyucu..Klavyeye kanlar damlıyo.. Bak k' de kan oldu.Tanrım tüm klavyeyi kanlar kaplıyor yavaş yavaş! Hayır olamaz kandan harfleri çok zor görüyorum gitikçe kanla kaplanıyor her yer, yere damlamaya başladı..Sanırım çok kan kaybediyorum, ahh devam edemicem ölüyoruum olamazzzzzzzzzzzzz...... desem de inanma ki:) çok acımıyo be ya şaka yaptım ama ilk anda çok acıdıydı essahtan..

foto:deviantart

08 Temmuz 2009

BOK


Yazacak şey bulamadım. Bugün denizde bok gördüm afedersin, bu sene ilk gittim çok heves ettim ya biri içine sıçtı. Tüm şevkim kaçtı denizden çıktım, ağlamaklı oldum ulan ulan dedim salon kadını edamı bırakıp bu sıçanı bi bulayım dedim.. Ama boküçüktü okuyucu çocuk bokuydu tevekkeli. İşin içine çocuk girince insan bilemiyo tabi ne yapsın. Bok boyutundan insan teşhisi yaptım çocuk dedim, ufak dedim. Belki de az yemiş bir erişkindi. Bilemiyorum. Çıkınca tıpa takılsın denize girmeden dedim ama olamazdı ya. Elinde tıpası denize gireni kontrol edemezdi ya biri. İşte o yüzden saçmaladığımı farkettim. Ağlamaklı hamağa uzandım sevgilimin yanına. Boklu sudan çıkmış halimle kabul etti beni. Seviyo lan dedim içimden..
Çok terbiyesiz oldum farkındayım. Hiç yakışmadı bana ama sinirliyim be okuyucu, çok sinirliyim.. Böyle mi olacaktı böyle mi olacaktı Tanrım günahımız neydiiii günlerine döndüm, çocukluk yıllarımda tüm psikolojimi altüst eden bu dizi ve şarkıyı hatırladım sonra oturdum ve dedim ki oha oğğhaa hatta, bunca satırı bir bok için mi yazdım.. Evet..

foto:deviantart



----------------
Now playing: Red Hot Chili Peppers - Shit
via FoxyTunes

04 Temmuz 2009

Mesincır iletilerinin bünyede yarattığı sinir kat sayısı


messenger'a girip meşgulken 'uyudu rahatsiz etme' yazmak nedir yaa?madem uyuyacaksın neden messenger'ın açık ya da kıs pc'nin sesini ben yazar yazar giderim nasılsa.. Ya şuna ne demeli 'aşkı mumnuğ izliyo acilse çaldır' , deli min, saf mın benim acil işim olsa niye messenger'da vakit kaybediyim, ya da çaldıracak kontörüm varsa zaten çaldırırım sen ararsın; hadi diyelim işim acil ama msn'e girdim belki kontörüm yok? nolucak o zaman? Bu, bu peki bu? 'yokum' demek yoksun vaaaaayyyy felsefeye baaaaakk! demek isterdim ama malumunuz kişi aslında pc başına değil.. Madem değilsin dışarda yap be kardeşim? neden meşgul? Ben kişisi meşgulsem hakketen meşgulumdur ya da dışarıdayımdır ve de karşımdakiler için de aynını yapmasını beklerim meşgul moddaki kişiye 'hi bebek watz ap' demem. Pc başında değilim iletisini de bunlar gibi kınıyorum. Dışarda modundakilerin slm nbr yazmalarını da, nası dışardasın, madem listendekilerle konuşmak istemiyosun ekleme bebeğim bu kadar basit. Alllaallllaaaaa...

foto:deviantart

01 Temmuz 2009

rock therapy-alakasız başlık





Ayşe Kulin'in kitaplarını dinlenmek için okumayı seviyorum. Kendisi gayet rahat okunabilir ve de biyografik tarzda yazdığı için uyumadan önce okumak için ideal bir şahıs. Veda 'dan sonra Umut'a hemen geçememiştim , bi arkadaşımdan aldım ve evde tadilat varken, duvarlar kırılırken bile okuyabildim.İşte rahat okunur benim için bu demek; o kadar seste bile tekrar dönüp okuduğunu okuma ihtiyacı hissettirmeyen ve anlaşılan.


Elimden gelse sakızı yeryüzünden silerdim. Kalkardı kalmazdı; insanlar cakkıdı cakkıdı kulağımın dibinde şişirip patlatmazdı ben de rahat ederdim heralde.

Antalya'yı unutmaya başlamışım. Yollardan mıdır nedir..

Deniz denen şeyi sadece görebildim; buraya geleli bibuçuk hafta olmasına rağmen daha tek bir hücrem bile o tuzlu suyun serinliğini çıkaramadı. Ha neden işte evde inşaat elimde temizlik bezi olduğundan.

Dışarı çıkmadan önce sadece saçıma şekil verdiğimde bile çok fena değişiyorum; güzel bi kız oluveriyorum saçım şekle girmediyse gün boyu kendimi kötü hissederim.

Saçlar ne kadar başına buyruksa saç sahibi o kadar çok kendi kendine konuşuyo gibi gözükür-oysa saçlarıyla muhabbeti vardır. evet bu böyledir..

İnsanın en sevdiği sevgilisiyse, en sevdiği sevilen sevgilisiyle olmak en sevdiği sevgili vakitler oluverir.

van tu tri for un do tre kuvatro ay nov yu vant mi yu nov ay vant yu sözleriyle insanlar bu kadar coşabilirdi.

'O değil de' diye ne çok kullandığımı farkettim.

O değil de şimdi o şarkıdan sonra 'no doubt- don't speak' çıkar mı, çıktı valla..

Bu arada doubt dabt diye değil daut diye sesletilir ki o da kısa u iledir-inatla sıkılmadan.

küçücük fiçıcık iç dolu turşucuk nedir bu?

3

2

1

----


foto:deviantart
----------------
Now playing: The Beatles - Blackbird
via FoxyTunes
Reblog this post [with Zemanta]

30 Haziran 2009

Şehvöltmetre


Yazları gazoz içmeyi her şeye tercih edebiliyorum; hamamdan sonra içilirmiş gazoz rehavetten heralde.. 

Sütlü dondurmalar yani nasıl desem kornetto falan beni serinletmio, twister, buz parmak gibi buzlu dondurmaları serinlemek için; sütlü mütlü dondurmları tatlı niyetine yiyorum.

Fotoğraf çerçeveleri böyle papatyalı falan olanları artık hediye edilmesin; dandirik biblolar ve de saatler de..

Makyajdan yüzü seçilmeyen kızlar ciltlerine hafiflik tatili varmeli; yüzleri gözleri görülebilmeli o günlerde.

Mor güzel renk ama her mor değil.

Üniversite hayatımın rekorunu kırıp bir dersten 90 la geçtim. Bi tanesinden 98le geçmeyi bekliyorum fakat daha açıklanmadı. Hadi hayırlısı..

İnşaat işçilerinin işi çok zor; çok tehlikeli...Kolaylık diliyorum..

Bihter ve Behlül aşkının şehvet kıvamını ölçen bir aygıt icat edilsin adı şevetmatik ya da şehvetölçer olabilir. Şehvöltmetre de olabilir bak.

Gözlük yerine lens kullanıyorum -şeffaf olarak belirtmek istiyorum balık gibi dolaşmıyorum renkli renkli- fakat gözlüğümü seçerken çok inceleyiciyimdir. Aman hafif olsun; aman şöyle olsun, böyle olsun kıl yün.. 

Bebeklerin gelişimini incelemeyi çok seviyorum; gelecekte bebek olmak istiyorum.

Tatil planı yapmak çok güzel; planları gerçekleştirmek daha da güzel. 

Herkese gerçekleşecek tatil planları..

foto:deviantart

28 Haziran 2009

haberler ve de enfes yorumlar Vol-1


Bugün bir internet gastesinde okudum 'telefonlarınız toplanabilir dikkat' diye bi yazı yazmışlar. 

Yazının içeriği de diyor ki türkçe karakteri desteklemeyen telefonlar toplatılacakmış temmuzdan itibaren. Fakat içerik bomboş yani kullanıcılarınki toplanıp nolucak; yeni telefon sağlanacak mı hiçbir şey yok. Beni asıl ilgilendiren yorumlar oldu:)

şöyle kii;

pesicik

Tüh türkcelle yazık oldu gördünmü bak artık 2 mesaj parası alamıcak.....bi iyi olduki...

yorumcu başı

ben vermem
ben vermem arkadaş para verip aldım bedavamı sndın...

---------------------------

Hadi bunu geçtim Özcan Deniz ölse cenazesine kaç kişi gider anca 15; hepimize-akrabalarına- sırtını döndü demiş kuzeni  ve de yorumu almış ..

SENDEMİ LEYLA (kullanıcının adı bu yoksa ben biliyorum mi'yi aayrı yazmayı taam mıı)

yerdemi kalcak belediye kaldırır normal insan olsan bunları söylemessin demekki problem var sende kardeş aklını başına topla kendi işini kendi halled meye çalış...    (imlaya dokunulmamıştır)

--------------------------

17 yaşında sünnet olan sayın İbrahim Tatlıses parasızlıktan sünnet olamadığını açıklamış..

ercum

17 yaşında değil
askere gittiğinde acemi birliğinde kestirmiş, kardeşi açıklamıştı, ayrıca simavilerle ilgili belgrad ormanlarında bir macerası varki, bu kasedide cem uzan ele geçirip, partisi için mecburi çalıştırdı tatlısesi....   (artık orasını bilemiciiz biz haberin yalancısıyız askerde mi, şantajla kasette mi..)

Tulliana

Şimdi bu adam kalkıp harranda balta vardı da bizmi kestirmedik der eminim.... (balta da iyi fikirmiş:))

---------------------

Son olarak Nokia N97 telefon değil bilgisayar mübarek demişler - ki kendisi bir cep bilgisayarı büyüklüğünde..Yorum:

emin
yau bu otobüs gibi telefonlar kullanılmıyor.....(senin de işin zor be emin..)

ağhhh ağhh güldürdünüz beni yorumcular; hep yazın yorumlarınızı sizsiz--ay ne garip oldu siz-siz- tadı çıkmıyor haberlerin...

foto:deviantart- (bayıldım)