17 Haziran 2011

Garip insanlar ve çüksü notlar



Sakızından şişirdiğin balonun içine hapsolmuş gibiyim. Karbondioksitinde boğuluyorum sınırlarının.
Gönül dostlarım sizinle bu bog yazımda hiçbir şey paylaşmama girişiminde bulunup aslında çok şey paylaşacağım sinyalini vermek niyetindeyim.


Mezun olmanın yaratmış olduğu bokumsu his hala içimde çöreklenmiş bir yılan gibi durmaktayken ben de boş durmadım sizler için bu hissi dizelere dökme gereksinimi niye duyayım ki diye düşündüm. Evet boş durmayıp bunu yapmış olmam kafamın ne kadar dolu olduğunun bir kanıtı olması gibi aslında gönlümün derinliklerinden de size bir sıkılmışlık, efendime söylim bir bıkkınlık, hayattan bezmişlikle karışık İtalyan usulu jülyen doğranmış bir kalbin tavada ateşle dansını da gösteriyor diye düşünüyorum. İşte bu sebeplerden bu bokumsu hissi şiir olarak kayıtlara geçirmedim.


Tam da bir kaç on dakika önce not çizelgemi kontrol ederken yüksek notlar beklediğim hocalarımın affedersiniz kedi çükü gibi notlar vermiş olması beni aşırı derecede gerdi. Germeç diye bir çorba olması da bence çok enteresan. Bu sevgili hocama içimden kallavi bir kaç küfür savurduktan sonra (dışımdan küfür edemem bilirsin seksi) kendisine çok hisli bi mail attım. Umarım aşk dolu mailime sevgi dolu bir şekilde cevap verir.


En son insanlar ne garip lan dediğimde bir bardaydım ve elimde bir dilim karpuz vardı. Aynı zamanda ayağımla saçma bir ritm tutturmuş etrafa bakıyordum. Mini etekleri üstlerinde abes durmuş bilmem kimin düğününden kalmış sivri burun ayakkabılarıyla dans eden 3 adet kızı gözüme kestirmiştim. Her biri de gözlerine birer oğlan kestirmişti. O oğlanlardan her biri de farklı birer kıza bakıyordu. Oha dedim. Evet ohaydı. Bir ağ gibi etrafımı sarmış kesişme ağının ortasında mahsur kalmıştım elimde bir dilim karpuzumla. O değil barın şefimsi çocuğu ve  sekiz farklı adam da usanmadan bana bakmaktaydı. Her birine şaşkın gözlerle bakıp meyve tabağından bir adet erik aldım. Eriği kemirirken yan masada, önce ufak zayıf kıza asılan adamın; iri, esmer kızla yakınlaşmaya başladığını fark ettim. Maksimum 1 milim genişleyebilen gözlerim o an 3 cm açıldı. Şarkılar kötü, ortam pis bense ortamın erittiği bir garibandım o dakika. Terk ettim orayı. Çok sikimsonikti yeminle. Bu ne lan. Ne salak bi ortam oğlum. Ayrıca dar elbisenin altına ebesinin gözü gibi gözüken nine donu giymek hangi aklın ürünü? Neyse sorguladım o ortamı taam mı puanım 1 falan yani o derece boktan. İşte insanlar garipti. Çıkış noktam 'hem not hocaların eline mi yapışırdı' mezun oluyoruzdu ama el insaf falandı. İnsan giderayak bi A1 neyim koklatırdı ucundan.


Son dönemim çok fena elime vermişti ve ben hala buradaydım. Bari kpss falan çalışaydım belki...

cızgı: deviantart

2 yorum:

The Oz dedi ki...

o kesişme enerjisine bir adet karpuz dilimi bile hakkaniyeti ile dayanabiliyorsa o kesişme enerjisi kolpadan kesişme enerjisidir genelde sadece kafa karıştırır ve zararsızdır ancak senin ''maksimum 1 milim genişleyebilen'' gözlerini 3 santimetre açabilmesi tıp dünyası adına sevindirici bir gelişme.

bu arada göze kestirilen 3 kız ile gözünü açabildiğin 3 santim arasındaki bağ İsviçreli bilim adamlarınca incelenmektedir.

bossa nova dedi ki...

The Oz; o benim o ben! Hepsini ben yaptım wihhuuwwwy!