06 Aralık 2011

Bebek giydirme vs. Şebnem bebek

Clipart Illustration of Little Girl Standing On An Email Symbol


Üç yaşındaki yeğenim, teknolojinin gelişmesiyle çok fena kelimeler barındırıyor kelime dağarcığında. 
Mesela oyun için;


Daha yüklenmedi.
Entıra bas.
Çubuğun dolmasını beklicez anneanne.
Oyun dondu.
Barbie boyama oynamak istiyorum.
Tırnak boyama oyunu çok yavaş.
İnternet mi bozulmuş?
Şifreli mi burası?
vs.
gibi cümleler işte.


Hepsini ama hepsini geçiyorum da acaba ben ilk olarak ne zaman 'yüklenmedi' gibi bir kelime söyledim. Ya da oyun 'donduğundan' sinirlendim.


Bizim zamanımızda gazete Şebnem bebek verirdi de deli gibi sevinirdik. Sabahın erken saatinde gazete tükenmeden alalım diye saat kurardık. Biz de onu giydirirdik; makasla keser ufuynan yabıştırırdık. Farklı kıyafetlerden koleksiyon yapardık hatta. Şimdi bizimki mouse'un ucuyla eteği tutamadı diye atar yapıyor. 


Nasıl bir sabırsa gazeteden perili ev maketi alıp - kartondan- koskoca köşk yaptığımı bilirim ben yaa ya, bir haftada bittiydi. Perili ev bi de böyle ince ince hayaletleri kes, oymalı kakmalı pencereleri kırma, yok sağı koptuydu yok solu kıvrıldıydı falan... 


Şimdiki çocuklar çok fena azizim çok...


Bir gün 'dünyaya nasıl geldim' diye sorarsa 'biri seni bize meyil attı' diyebilirim sanırım. 


Ayrıca şunu söyledim mi bilmiyorum ama yeğenim bana ismimle hitap ediyor. Teyze demiyor asla. Aslında benim onun teyzesi olduğumu biliyor, yani bir akraba olarak 'teyze' olduğumdan haberdar. Bir gün otururken bana;
Ben sana bundan sonra teyze demeye karar verdim dedi. Ben de tamam 'teyzem' dedim. Fakat sadece o gün bana teyze dedi. Şimdi yine peşimde dolanıyor, adımla sesleniyor ve hatta sonuna -cim ekliyor. 


Ben de bu sefer tamam 'teyzecim' diyorum ve telefonumdaki brick breaker oyununda geçemediğim level'ı geçmesini izliyorum.

12 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

sen ondasın. ablama kalsa "çocuğum bana anne demesin ismimi söylesin" diyor :)

bossa nova dedi ki...

aplana aylecek hastayız:)

The Oz dedi ki...

bu aralar ne kadar sık yazıyorsun da ne güzel oluyor.
neyse yazı bombastik
özelden genele güzel.

Poliganum dedi ki...

yaa nostalji yaptım ben, taa nerelere gittim.ah o gazetelerin verdiği bebekler..ne mutlu olurdum onları giydirirken.ev yapardık falan.ah ah nerde o eskiler diyecek yaşa gelmişiz ya,yaşlandık mı ne ? :)

bossa nova dedi ki...

öyle mi oldu ki acaba ikikiki ^.^
sağ olunuz efendim..

bossa nova dedi ki...

Poliganum; ben cidden yaşlandığımı hissediyorum bu aralar. O kadar sık geçmişi anar oldum ühüü:(

eLmyra dedi ki...

gerçekten yaa, neler hatırlattın sen öyle.. perili köşk, şebnem bebek.. babamla ne uğraşmıştık o köşkü düzgün kesicez diye. daha doğrusu ben babamı uğraştırmıştım :) sonra da yapıştırmış bi süre salondaki vitrinde sergilemiştik. sonra sanırım annem bi temizlik sırasında temizlemişti o evi :) tetris heralde en teknolojik oyuncaktı, çok çok pili biterdi onun da :)

bossa nova dedi ki...

eLmyra, tetris neydi ki ama ya 'gameboy' asdfg:D

Hangimiz perili köşkümüzü sergilemedik ki vitrinlerde :D grili mavili bi şeydi hala net gözümün önünde:)

inanirsakolurbence dedi ki...

Valla gazeteden aldığımız bebekler bi başkaydı ben kıyafet giydirme oyunlarını da oynadım ama aynı hazzı alamadım arkadaş yok yani:D

Bu arada bloğumda seni bi ödül bekliyor:)

bossa nova dedi ki...

inanirsakolurbence, bi kere evirip çevirebileceksin elinde, internettekiler çok sıkıcı:S


ödül için çooooook teşekkür ederim mu mu:*

Pinky Freud dedi ki...

Benden küçük kuzenlerim de bana ismimle hitap ediyor. Dayım da sürekli isminin sonuna abla koyun modunda:D Ama sadece adımı söylemeleri hoşuma gidiyor ne biliyim daha samimi hem daha genç gösteriyorum :P

bossa nova dedi ki...

Ben de ismimle hitap etmesini seviyorum seçim onda; özgür iradesine kalmış bir şey ilerde de teyze diyeceğini sanmıyorum ama isterse de sorun değil:D